İhbar edeceğiniz yoruma ait mesajını giriniz.
Rasûl-i Ekrem’in (s.a.v.) yakın akrabasından sonraki yeni muhatapları diğer Mekkeliler oldu. Bu amaçla şehir ileri gelenlerini bir gün Safâ tepesine toplayarak peygamberliğini teblig etmeye karar verdi. Onlara “Ey Kureyşliler! Size şu dağın arkasında bir düşman birliği var desem inanır mısınız? sorusunu sordu. Oradakiler: “Evet, zira senin hiç yalan söylediğine şahit olmadık” cevabını verdiler. Rahmet Elçisi, “Ben sizi elim bir azaba karşı uyarıyorum. Allah’tan başka ilah yoktur demediğiniz sürece, size ne bu dünyada ne de ahrette bir faydam dokunur.” uyarısını yaptı.
Peygamber Efendimizin dünyaya teşriflerinin miladî yıl dönümü olan yeni bir Kutlu Doğum Haftasına daha girmiş bulunuyoruz. Bu kutlamalar Diyanet İşleri Başkanlığımızca 1989 yılından beri “Peygamberimizi anmaktan anlamaya” düşüncesiyle yapılmaktadır. Kutlu Doğum Haftası, mümin gönüllerde peygamberimize duyulan muhabbetin artmasına, O’nun insanlığa takdim ettiği güzelliklerin daha iyi anlaşılmasına vesile olan kültürel bir faaliyettir.
Allah (c.c.), Kur’an-ı Kerim’de “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. O emaneti insan yüklendi.” buyurmuştur. (Ahzab Sûresi 33/72) Allah-u Teâlâ’nın iman nimetinden sonra bizlere lütfettiği en büyük nimet Güven nimetidir. Rabbimiz, kâinatı insana emanet etmiş ve güvenli bir dünya kurmamızı emretmiştir. İnsanın insana, komşunu komşuya, işçinin işverene, memurun amire güvendiği bir dünya inşa etmemizi istemiştir. Ne hazindir ki, bugün insanlık bütün bu emanetlere hakkıyla riayet edemediği için küresel bir güven bunalımı yaşanmaktadır. Gün geçtikçe insanın insanla ve tabiatla ilişkisi bozuluyor. Her geçen gün dünyamız güvensiz hale geliyor. Etrafımıza baktığımızda herkes birbirinden şüphe eder hale gelmiş, güvensizlik yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu gün İslâm beldelerinde ahlâk, hukuk ve adaletsizlikler yayılmış, savaşlar içinde kalmışlardır.
İşte bu gerekçelerle 2017 yılı Kutlu Doğum Haftası teması, Diyanet İşleri Başkanlığımızca “Hz. Peygamber ve Güven Toplumu” olarak belirlenmiştir. Ben de bu konuyu ele aldım.
Bu hafta yapılacak etkinliklerle Emin Peygamber’in emin ümmeti olabilmek için mümin gönüllerde uyanış ve yaşantıya geçişin önemi vurgulanacaktır. Kısa ömrümüzde, kendimizi bu konuda bir muhasebeden geçirelim. Hz. Muhammed (s.av.), insana esas değeri kazandıran ahlâkî meziyetleriyle ünlüydü. Bu meziyetlerinin başında gelen güvenilir(emin) olması gelmektedir. Güvenirlilik (Emanet), esasında bütün peygamberlerin ortak vasfıdır. Peygamberlerini dışlayan bir topluluk asla felah bulmaz. Hz. Nuh’u, Hz. Lut’u, Hz. Musa’yı, Hz. İsa’yı gücendirenler iflah olmadı. Hz. Muhammed, tüm hayatında güvenirlik vasfını taşımıştır. O, vefalı, sözünde duran, mert, doğru sözlü ve güvenilir olduğu için halk arasında “Muhammedüni’l-Emin” lakabıyla şöhret bulmuştur. Yine bütün peygamberlerin ortak gayesi, tevhid inancını insanlığa duyurmaktır. İmanı gönüllere yerleştirmektir. İman ile gönülleri, zihinleri, bedenleri, şehirleri, ülkeleri güvene kavuşturmaktır. Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimizin hayatı, bu uğurda mücadele ile geçmiştir.
Arş-ı Âlem geniş, Allah’ın rızkı bol olduğu halde insanların birbirlerine ön yargılı hareketleri, iftira atmaları, kıskançlıklarını anlamak mümkün değil. Hz. Peygamber, bugün birbirini boğazlayan ümmetiyle iftihar etmez. Zira O, “ Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız, iman etmedikçe de cennete giremezsiniz.” diye bizleri uyarmıştı. Aksi halde Mevlâ’nın şu cezasıyla karşı karşıya kalabiliriz. Allah’ın Rasûl’ünü üzenler için acı veren bir azab vardır.” (Tevbe Sûresi 9/16)
Bu duygu ve düşünceler Kutlu Doğum Haftası’nı en kalbi duygularla kutlarım. Salât ve selam Allah Rasûl’ü üzerine olsun. Birlik ve beraberlik içinde nice kutlu doğumlara…
Selam ve saygılarımla Ahmet ÜNLÜ Em.And.Ögt.Lis.Md.
Kaynaklar: 1-Prof. Dr. İbrahim Sarıçam. Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı.
DİB.Yayınları. Ankara-2005
2-Komisyon. DİB: Yayınları. Ankara-2015
3-Kutlu Doğum Hutbesi. DİB. Din Hizmetleri Gn.Md. 2017
Tarihi şanlı sayfalarla dolu Türk milletinin yedi düvele karşı savaştığı ve iman gücü ile kazandığı savaşın adıdır Çanakkale Zaferi… Bu zafer, Türk milletinin bağımsızlığını ve .....
20 Aralık 1873- 27 Aralık 1936. Türk milletinin tüm özelliklerini özümlemiş bu duygu ve düşünce ile milletini her yerde temsil etmiş millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy, aralık ayında .....
Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki, hicrî 1438 yılına girdik. Aynı zamanda Hicrî takvimin ilk ayı Muharrem, Efendimiz (s.a.s.)’in “hürmete şayan bir ay” diye nitelediği, sonsuz .....
İnsan, bir toplumda dünyaya gelir ve bu toplumun özellikleriyle yetişir. Ne mutlu bize ki, Müslüman Türk toplumunda dünyaya geldik ve bu özelliklerle yetiştik. Ecdadımız, üç kıtada insanları .....
Allah (c.c.), insanları kendini tanımaları için yaratmıştır. Bu, Kur’an’da şöyle ifade edilmektedir: “Ben (Azimüşşan) cinleri de insanları da(başka bir hikmetle değil) ancak Bana kulluk etsinler .....
Yaratılış gereği her insanın bir ideali vardır. Kendine, ailesine ve milletine faydalı olmak!.. Genç Fatih’in de ideali şuydu: “İslâmlığı yüceltmeye ve Peygamber’in minnetini canlandırmaya elden gelen .....
Toplumun temeli, millî ve manevî değerlerin taşıyıcısı ailedir. Aile de, ana-baba ve çocuklardan oluşan sosyolojik bir gruptur. Aynı zamanda aile, bir sığınak, korunak, huzur ve mutluluğun yaşandığı kutsal .....
Sevgili Peygamberimiz, Mekke’de, Kâbe’nin yakınındaki bir evde, Rebîü’l-evvel ayının on ikinci gününe rastlayan Pazartesi sabahı tan yeri ağardığı zaman 20 Nisan 571’de dünyaya geldi. .....
Engin ve zengin kültürümüzün bünyesinden çıkmış, nice onur ve gurur duyduğumuz insanlarımız vardır. Bunlardan biri de, vefanın, cömertliğin, azim ve iradenin, tevazuun, bütün .....
Yorumlar
Yorum Gönder