İhbar edeceğiniz yoruma ait mesajını giriniz.

Ahmet Ünlü

İSTANBUL’UN FETHİ

Ahmet Ünlü
30 Mayıs 2016
A-A+

İSTANBUL’UN FETHİ

Yaratılış gereği her insanın bir ideali vardır. Kendine, ailesine ve milletine faydalı olmak!.. Genç Fatih’in de ideali şuydu: “İslâmlığı yüceltmeye ve Peygamber’in minnetini canlandırmaya elden gelen gayretimi sarfeyleyem. Tâ ki, dünyada iyilikle anılmayı gerektire ve ahrette çok sevap ola.”

Askerî, ekonomik, dinî ve coğrafî bakımlardan önemli bir yerleşim merkezi olan İstanbul’un Türkler tarafından fethedilmesinin nedenleri şunlardır;

1-Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Konstantiniyye’nin (İstanbul) fethini müjdeleyen Hadis’i

2-İstanbul’un coğrafi konumu. Kostantinopolis (İstanbul), İstanbul Boğazı’na hakim stratejik bir yerleşim merkeziydi.

3-İç ve dış güvenlik nedenleri. Osmanlı Devleti, çıkar esaslarına bağlı olarak, Bizans İmparatorluğu ile zaman zaman iyi ilişkiler kurmasına rağmen, Bizanslıların iki yüzlü siyasetleri nedeniyle sıkıntılar yaşıyordu.

4-İstanbul’un bir ticaret merkezi olması. Eğer İstanbul fethedilirse, boğazlar tam anlamıyla kontrol altına alınacak, İpek yolu ve Karadeniz ticaret yolları ele geçirilecekti.

5-Teşvik maksatlı vasiyetler. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’ye mal edilen “Osman Ertuğrul oğlusun/ Oğuz Karahan neslisin/ Hakk’ın kemter(aciz) kulusun// İslâmbol’u aç gülzâr yap(İstanbul’u fethet gül bahçesi yap).” Baba II. Murad’ın “Oğul, İstanbul’u al.” Vasiyetleri.

6-Bizans’taki iç çatışmalar. Bizanslılar, iç çekişmeler ve çatışmalardan o kadar yılmıştır ki, Başvekil Büyük Dük Notras’a mal edilen “İstanbul sokaklarında Latin kardinallerin külahlarını görmektense, Türklerin sarığını görmeyi tercih ederim.” sözleri meşhurdur.

 

Gene de İstanbul’un kuşatılmasından sonra Sultan Mehmed Han, Bizans’a bir elçi gönderip Türk-İslâm geleneği uyarınca üç teklifte bulundu. Bu teklifler;

1-İslâm dinini kabul ediniz. O zaman sizinle savaşmayız.

2-Ya da bir İslâm Devleti olan Osmanlı Devleti’ne tâbi olarak cizye vergisi ve gelir (arazi) vergisi vermeyi kabul ediniz. O zaman şehri savaşsız teslim etmeniz ve dininizi muhafaza ederek padişahın uyruğu olmanız gerekir.

3-Bu iki şartı kabul etmediğiniz takdirde savaşı kabul ediniz.

 

Bu teklifler kabul edilmediği için savaş 6 Nisan 1453 günü, Topkapı’nı önüne yerleştirilmiş bulunan büyük topun tekbir sesleri arasında ateşlenmesiyle başlamış oldu. Bu son yedinci kuşatma, 1453 senesi 29 Mayıs sabahına kadar 53 gün sürmüş ve 54. günü erkenden şehir, Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedilmiştir. İstanbul’un fethinin tarih açısından birçok önemli sonuçları vardır;

1-330-395 yılları arasında kurulan yaklaşık on bir yüzyıllık olan Doğu Roma İmparatorluğu sona ermişti.

2-Fethedilen İstanbul’un bozulan sosyal yapısı ve imarı yapılarak güçlendirilmiştir.

3-Osmanlı Devleti, Bizans’ın fethiyle büyük bir siyasî güç elde etti ve İmparatorluk kimliği kazandı.

4-Osmanlı Devleti’nin ve Fatih Sultan Mehmed’in Müslüman ülkeler arasındaki prestiji arttı.

5-Doğu Roma İmparatorluğu’nun tarih sahnesinden silinmesi, tarihçiler tarafından Orta Çağ’ın sonu ve Yeni Çağ’ın başlangıcı olarak değerlendirildi.

6-Boğazların kontrolü tamamen Türklerin eline geçti. Ticaret gelişti ve İstanbul, ticaret ve kültürel bakımdan önemli bir merkez haline geldi.

7-Korkuya kapılan Avrupa ülkelerinde, Osmanlı Devleti’ne karşı yeni arayışlar ve yapılanmalar başladı.

Fatih Sultan Mehmed’in buyruğu üzerine birkaç gün içinde cami olarak düzenlenen Ayasofya, fethin sembolü olarak camiye çevrilmiştir. 1 Haziran 1453 Cuma günü Ayasofya Camii’ne gelen Fatih, tekbir sesleri eşliğinde içeri girdi. Cuma hutbesi, fethin manevî mimarı Akşemseddin tarafından okundu. Cuma namazı ise Fatih tarafından kıldırıldı. Bu namaz, İstanbul’da kılınan ilk Cuma namazıydı. Fatih, hediyesini, Ayasofya’yı, o yüce Peygambere (s.a.v.) takdim etmişti. Onun için gözleri yaşlı, sessizce ağlıyordu. Fatih Sultan Mehmed, Vakfiyesinde Ayasofya’nın cami olarak kalması gerektiğini belirttikten sonra, camii başka maksatlar için kullananlara beddualar yağdırarak, “Allah’ın ve Peygamberin lânetine” uğramalarını dileyecekti.

Ayasofya’nın Tapu Bilgisi: “Eminönü İlçesi, Cankurtaran Mah. Bab-ı Hümayun Sok. 57 Ada, Pafta 7, Parseldeki 2 hektar 6644 metre karelik mülkün sahibi Ebul Fatih Sultan Mehmed Han Vakfıdır.” (Mustafa Necati Özfatura. Ayasofya camii ile ilgili gerçekler. 14-15 Mart 1994 tr. Türkiye Gazetesi)

Bu duygu ve düşüncelerle fethin 563.Yıldönümünde, bizlere bu cennet vatanı armağan eden, bu uğurda mallarını ve canlarını feda eden başta Fatih olmak üzere fetih erleri şehitleri ve gazilerimizi, nice adsız kahramanları minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Birlik ve beraberlik içinde nice fetih günlerine…

Ahmet  ÜNLÜ  Em.And.Öğt.Lis.Md.

Kaynaklar: 1-Fatih Gül. Fatih Sultan Mehmed. Türdav yayın Grb. İstanbul-2012

                   2-Mithat Sertoğlu. Fetih ve Fatih. Tercüman Gazetesi. İstanbul-1986




 Yorumlar
Bu yazıya ait yorum bulunamadı
 Yorum Gönder

Yazarın Diğer Yazıları