İhbar edeceğiniz yoruma ait mesajını giriniz.
İnsanların dünya sahnesinde yaşıyor olmasının bir gayesi vardır. Bu gaye tektir ve Allah’ın isteklerine göre yaşamı sürdürmektir. Bunun için de inancında ve davranışlarında
samimi olması gerekir. Yani özün söze, sözün de öze uygun olması lazım gelir. Ortama göre hareket etmek, olması gerekenin dışına çıkarak birilerine şirin görünmeye çalışmak, varlığına
İnanmadığı bir şeyi inandı görünmek, yapmayacağı veya yapamayacağı bir işi, yaparım diye vaatte bulunmak, ikiyüzlülüğü ortaya çıkarır.
Bu hususta yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmuştur.”Onlar iman edenlere rastladıkları zaman, inandık derler. Fakat şeytanlarıyla yalnız kaldıkları zaman “biz sizinle beraberiz, Müslümanlarla alay ediyoruz” derler. Bakara, 14.
Toplumda öyle insanlar vardır ki, inanmadığı bir şeyi inandı gibi gözükür. Sevmediği bir insanı sırf maddi ya da manevi çıkar için seviyor görünebilir. Yapma arzusunda olmadığı bir şeyi gerçekten yapacakmış gibi konuşur. Her hususta yalan konuşmayı kendilerine mubah sayarlar. Doğrulukla ilgisi olmayan bir söz veya olayı hakikatmiş gibi anlatırlar.
Peygamber efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır.”Münafıklığın alameti üçtür. Yalan konuşmak, emanete hıyanetlik etmek, sözünde durmamaktır” Riyasüzsalihn. Bu alametlerin tamamı bir insanda bulunursa, o insan, münafıktır. Bu hallerden bir veya ikisi bulunursa o insanda münafıklık alameti, vardır denir.Bu tip insanlar toplum içinde sevilmez ve sayılmazlar. Halk tarafından itibar görmezler. Bu kötü söylem ve davranışlarıyla daima günaha girerler. Allah’ın rızasından uzaklaşırlar.
Riyakârlık: gösteriş ve desisedir. Riyakâr olan insan, bir şeyin faydalı olduğundan değil de birileri görsün ve bu insan iyi iş yapıyor desinler diye çalışan kişidir. Bu nevi kişiler, yaptıklarının karşılığını bulamazlar. Kendilerine yarar değil zarar vermiş olurlar. Toplumda iyi bir intiba bırakamazlar. Aslında onlar da yaptıklarından pişmanlık duyarlar.Zira hayattan manen tat alamazlar.Kalplerinde sürekli mutsuzluk ve güvensizlik oluşur..Bazen kendi söylediklerine kendileri de inanmaz hale gelirler. Sonuçta kendisiyle barışık olmayan insan modeli ortaya çıkar.
Allah, maun suresinde konumuzla ilgili şöyle buyurmaktadır.”Vay haline o namaz kılanlara ki, kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler. Onlar (kıldıkları namazların
da) gösteriş yaparlar. Muhtaç olana yardım etmeyi mani olurlar”. Laf üretmeyi kendilerine meslek edinenler zamanlarını boşa geçirdiklerinin farkında değillerdir. Hâlbuki boşa geçirecek bir saniyelik zamanımız yoktur. Yüce Allah, her nimetin hesabını mutlaka soracaktır. Önemli olan hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmektir.
Dini ve dünyevi her işimizde samimi olmalıyız. Allah’ın farz kıldığı ilahi görevlerimizi yerine getirirken, İnsanların huzur ve mutluluğu için çalışırken, daima Allah’ın rızasını gözetmeliyiz. Kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, bizler de diğerlerine öyle davranmalıyız. Bilmeliyiz ki, bizler ve dünyada sahip olduğumuz her şey yok olmaya mahkûmdur. Önemli olan bulunduğumuz yerden ayrılırken veya dünyadan göç ederken arkamızda hoş seda bırakmaktır. Bunun için yaşantımızda günü kurtarmak değil de olması gerekeni icra etmeliyiz. Yarına hep birlikte güvenle bakabilmek için buna her zaman ihtiyacımız vardır. Bu bakımdan duygumuz, söylemimiz ve eylemimiz aynı olmalıdır.
Yaratılmışların içinde en değerli varlık insandır. İnsanda bulunan akıl, dil ve cüz’i irade, onu bu özellikleri .....
İnsanoğlunun yaşamının her safhasında sıkıntı, refah, darlık, bolluk, sevinç ve üzüntü, zorluk ve kolaylık gibi durumlar her zaman karşısına çıkabilir. Zira hayatta her şey Zıttı ile .....
Dünya sahnesine Yaratanına itaat etmek üzere gelen insanoğlu, bu gaye doğrultusunda hayatını sürdürmesi görevi icabıdır. Bu halden uzak bir yaşantının .....
İnsanın ilk yaratılış durumu, eksiklik ve kusurlardan uzak, temiz ve günahsız, gelişme ve olgunlaşmaya hazır ve elverişli, insan olmanın ve insanca yaşamanın .....
Yeryüzünde yaşayan insanlar her zaman birbirleriyle yardımlaşma ve dayanışma içinde olmak, birbirleriyle iyi geçim kurma ve karşılıklı hak ve hukuka saygı duymak durumundadırlar. Toplumun huzuru ve mutluluğu .....
İnsanların, bütün işlerinde Allah’a dayanıp güvenmesi, onun iradesine boyun eğerek, işin sonucunu ona bırakması, inancın bir gereğidir.. Tevekkülün sözlük anlamı, güven duymak, işi .....
Dua, kulluğun temel unsuru, insanın Allah’a yönelmesidir. İnsan içinde bulunduğu zor durumdan kurtulmak, bir kötülüğe maruz kalmamak, bir nimete ulaşmak için, Allah’ı anıp, aczini ve .....
Ramazan ayının gelişinden sevinç duyan Müslümanlar, oruç tutmaya mani bir halleri olmadığı sürece bu aya has olan oruçlarını huzur içinde tutarlar. Hasta .....
Yeryüzünde yaşayan insanlar, zaman, zaman biri diğerine ihtiyaç duyar halde olabilir. Maddi ve manevi yönden birinde olmayan imkân, diğerinde olabilir. Toplumda dengeyi sağlamak, huzur ve mutluluğu yakalayabilmek .....
Oruç, hicretten bir buçuk yıl sonra Şaban ayında farz kılınmıştır. Allah, farz olan orucu Ramazan ayına tahsis etmiştir. Yani farz olan orucun Ramazan ayında tutulması farz kılınmıştır. Oruç: nefsi meylettiği .....
On bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayına 05.06.2026 tarihi akşamı kıldığımız ilk teravih namazıyla beraber kavuştuk bi iznillah. Yüce Mevla, mübarek ayın feyzinden ve bereketinden istifade etmeyi nasip etsin. .....
Dua Arapça bir kelime olup Türkçe başta olmak üzere İslam’ı kabul eden pek çok milletin diline bu şekliyle geçmiş, adeta müslüman toplulukların ortak sözcüğü olmuştur. Dua, .....
İnsanı değerli kıllan takvadır. İtttika, korkmak, endişe etmek manasına gelir. Istılahı manası, Yüce Allahtan korkmak. Haram ve şüpheli .....
İslam Allah’ın yarattığı her insana değer vermeyi, haklarını kollamayı, ona zarar verici söylem ve eylemlerden uzak olunmasını ister Kadının, cahiliye Arap devrindeki hayatına .....
Dünya sahnesine yaratanını tanımak üzere gelen insanoğlu, kendisine verilen nimetler ve imkânlarla sınanmaya, denenmeye tabi tutulur. Nimetlerin hakkını verip vermemesinden, nimetlerin sahibi Allah’a şükür .....
Ahlak, insanın iyi veya kötü olarak nitelendirilmesine yol açan manevi özellikleri ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli .....
Dünya sahnesinde yaşayan insanoğlu, yaşadığı süreçte zaman, zaman, sıkıntılı anlar, meşakkatli durumlarla karşılaşabilir. Nitekim Hz Âdem .....
İnsanoğlunu dünya sahnesine kendisine itaat etmek üzere getiren Allah, onu maddi ve manevi nimetlerle donatmıştır. Bu nimetlerden helal yolu takip ederek istifade etmesini istemiştir. İnsanın maddi ve manevi yapısını bozacak, .....
Mekke’nin fethi İslam tarihinin en büyük fetihlerindendir. Kâbe’yi putlardan temizlemek, o bölgedeki müşriklerin hâkimiyetine son vermek, Hz Peygamberimiz (s, a, v ) efendimizin ana hedefleri arasında .....
Milletlerin dünya sahnesinde varlıklarını sarsılmadan sürdürmelerini sağlayan bir takım değerler vardır. Bunlar maziden .....
Yorumlar
Yorum Gönder