İhbar edeceğiniz yoruma ait mesajını giriniz.
Mekke’nin fethi İslam tarihinin en büyük fetihlerindendir. Kâbe’yi putlardan temizlemek, o bölgedeki müşriklerin hâkimiyetine son vermek, Hz Peygamberimiz (s, a, v ) efendimizin ana hedefleri arasında idi. Resülullah baştan itibaren bu ideali ashabının gönlüne yerleştirmiş ve onu hep canlı tutmuştur. Doğup büyüdüğü, Kur’an-ı Kerimin inmeye başladığı, kendilerine peygamberlik görevinin verildiği yer olan Mekke’nin İslam’la buluşması, her zaman gönülden istemekteydi.
Peygamber efendimiz (s.a.v) 1 Ocak 630 tarihinde on bin kişilik ordu ile hakkın batıla galip gelmesi amacıyla Mekke’ye yürüdü. Bölgeye 16 km kala orduyu konuşlandırdı. Akşamleyin İslam ordusu, efendimizin emriyle on binleri aşan meşaleler yaktı. Mekkeliler bu manzarayı görünce şaşırdılar. Ebu Sufyan ve Hakim bin Hişam ne olup bittiğini anlamak için meşalelere doğru yürüdüklerinde ön birliklerde görev yapan Hz Ömer ve Hz Abbas tarafından yakalanıp Peygamberimizin huzuruna getirildiler. Efendimiz İslam ordusuna bir tören geçiti yaptırarak Ebu Sufyan’a seyrettirdi. Ordunun dinamik ve disiplinli yürüyüşünü gören Ebu Sufyan çok etkilendi. Mekke’ye dönen Ebu Sufyan, halka Muhammed’in ordusuna karşı koymak mümkün değildir. Evinde kalan, Ebu Sufya ‘nın evine gelenler, Ka’beye sığınanlar güvendedir dedi.
İslam ordusu 4 koldan şehre girdi. Bir kaç ferdi olayın dışında çarpışma olmadan Mekke fethedildi. Fethin gerçekleşmesiyle efendimiz devesine binip ka’beye geldi. Devesi üzerinde tavaf etti. Yüce Allah Kur’anında “ De ki, Hak geldi, batıl zail oldu. Gerçekten batıl yok olmaya mahkûmdur” buyurmuştur. [1] İsra, 17/81 anlamındaki Ayeti okuyarak, ka’beye dikili 360 kadar putu, parçaladı. Ka’benin içine girip gerekli düzenlemeyi yaptıktan sonra 2 rekât şükür namazı kıldı.
Ka’benin etrafında suskun vaziyette bekleyen halka efendimiz şöyle buyurdular. Allahtan başka ilah yoktur. Yalnız o, vardır. Onun eşi ve ortağı yoktur. Vadini yerine getirdi. Kuluna yardım etti. Aleyhimize toplanan kuvvetleri hezimete uğrattı. İyi bilin ki, bütün cahiliye adetleri, bütün mal ve kan davaları, bu gün şu ayağımın altındadır. Yalnız ka’be hizmeti ve hacılara su dağıtma işi, bunların dışındadır. Ey kureyş topluluğu! Allah sizden cahiliye gururunu, babalarla, soylarla büyüklenmeyi gidermiştir. Bütün insanlar âdemdendir. Âdem de topraktan yaratılmıştır. [2] Tirmizi, Tefsirül Kur’an, 49.
Efendimiz kendisini dinleyen toplumun üzerinde biraz göz gezdirdikten sonra onlara:” Ey kureyş topluluğu, şimdi size ne yapacağımı sanıyorsunuz”? diye sordu. Senden hayır ümit ederiz. Çünki sen değerli bir kardeşsin ve değerli kardeş oğlusun dediler. Efendimiz biraz bekledikten sonra sizin tamamınızı bağışladım. Hepiniz hürsünüz diyerek genel af ilan etti.
Fetih günü öğle vakti girince, efendimizin emriyle Hz Bilal Kâbe’nin üzerine çıkıp ezan okudu. Namazdan sonra Hz Peygamber Mekkeli erkeklerden “İslam ve cihad “ üzere, kadınlardan ise Allah’a şirk koşmamak, zina etmemek, çocukları öldürmemek, iftiradan sakınmak, hak olan her şeyde peygambere itaat etmek üzere biat aldı. İslam’la yeni buluşan insanlara, rehberlik etmek üzere Mekke’de Muaz bin Cebel’i bıraktı. Kendileri 15 gün sonra Medine’ye döndüler. Böylece İslam güneşinin doğduğu, Müslümanların kıblesi beytüllah’ı bünyesinde barındıran, dünya Müslümanları için büyük önem arz eden Mekke, hak ettiği ortama kavuşmuş oldu. Efendimizin ideali gerçekleşti. Mekke tüm Müslümanlar için emin ve medeni şehir oldu. Kıyamete kadar bu hal üzere devam edecektir inşallah.
Yaratılmışların içinde en değerli varlık insandır. İnsanda bulunan akıl, dil ve cüz’i irade, onu bu özellikleri .....
İnsanoğlunun yaşamının her safhasında sıkıntı, refah, darlık, bolluk, sevinç ve üzüntü, zorluk ve kolaylık gibi durumlar her zaman karşısına çıkabilir. Zira hayatta her şey Zıttı ile .....
İnsanların dünya sahnesinde yaşıyor olmasının bir gayesi vardır. Bu gaye tektir ve Allah’ın isteklerine göre yaşamı sürdürmektir. Bunun için de inancında ve .....
Dünya sahnesine Yaratanına itaat etmek üzere gelen insanoğlu, bu gaye doğrultusunda hayatını sürdürmesi görevi icabıdır. Bu halden uzak bir yaşantının .....
İnsanın ilk yaratılış durumu, eksiklik ve kusurlardan uzak, temiz ve günahsız, gelişme ve olgunlaşmaya hazır ve elverişli, insan olmanın ve insanca yaşamanın .....
Yeryüzünde yaşayan insanlar her zaman birbirleriyle yardımlaşma ve dayanışma içinde olmak, birbirleriyle iyi geçim kurma ve karşılıklı hak ve hukuka saygı duymak durumundadırlar. Toplumun huzuru ve mutluluğu .....
İnsanların, bütün işlerinde Allah’a dayanıp güvenmesi, onun iradesine boyun eğerek, işin sonucunu ona bırakması, inancın bir gereğidir.. Tevekkülün sözlük anlamı, güven duymak, işi .....
Dua, kulluğun temel unsuru, insanın Allah’a yönelmesidir. İnsan içinde bulunduğu zor durumdan kurtulmak, bir kötülüğe maruz kalmamak, bir nimete ulaşmak için, Allah’ı anıp, aczini ve .....
Ramazan ayının gelişinden sevinç duyan Müslümanlar, oruç tutmaya mani bir halleri olmadığı sürece bu aya has olan oruçlarını huzur içinde tutarlar. Hasta .....
Yeryüzünde yaşayan insanlar, zaman, zaman biri diğerine ihtiyaç duyar halde olabilir. Maddi ve manevi yönden birinde olmayan imkân, diğerinde olabilir. Toplumda dengeyi sağlamak, huzur ve mutluluğu yakalayabilmek .....
Oruç, hicretten bir buçuk yıl sonra Şaban ayında farz kılınmıştır. Allah, farz olan orucu Ramazan ayına tahsis etmiştir. Yani farz olan orucun Ramazan ayında tutulması farz kılınmıştır. Oruç: nefsi meylettiği .....
On bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayına 05.06.2026 tarihi akşamı kıldığımız ilk teravih namazıyla beraber kavuştuk bi iznillah. Yüce Mevla, mübarek ayın feyzinden ve bereketinden istifade etmeyi nasip etsin. .....
Dua Arapça bir kelime olup Türkçe başta olmak üzere İslam’ı kabul eden pek çok milletin diline bu şekliyle geçmiş, adeta müslüman toplulukların ortak sözcüğü olmuştur. Dua, .....
İnsanı değerli kıllan takvadır. İtttika, korkmak, endişe etmek manasına gelir. Istılahı manası, Yüce Allahtan korkmak. Haram ve şüpheli .....
İslam Allah’ın yarattığı her insana değer vermeyi, haklarını kollamayı, ona zarar verici söylem ve eylemlerden uzak olunmasını ister Kadının, cahiliye Arap devrindeki hayatına .....
Dünya sahnesine yaratanını tanımak üzere gelen insanoğlu, kendisine verilen nimetler ve imkânlarla sınanmaya, denenmeye tabi tutulur. Nimetlerin hakkını verip vermemesinden, nimetlerin sahibi Allah’a şükür .....
Ahlak, insanın iyi veya kötü olarak nitelendirilmesine yol açan manevi özellikleri ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli .....
Dünya sahnesinde yaşayan insanoğlu, yaşadığı süreçte zaman, zaman, sıkıntılı anlar, meşakkatli durumlarla karşılaşabilir. Nitekim Hz Âdem .....
İnsanoğlunu dünya sahnesine kendisine itaat etmek üzere getiren Allah, onu maddi ve manevi nimetlerle donatmıştır. Bu nimetlerden helal yolu takip ederek istifade etmesini istemiştir. İnsanın maddi ve manevi yapısını bozacak, .....
Milletlerin dünya sahnesinde varlıklarını sarsılmadan sürdürmelerini sağlayan bir takım değerler vardır. Bunlar maziden .....
Yorumlar
Yorum Gönder