İhbar edeceğiniz yoruma ait mesajını giriniz.
İnsanın ilk yaratılış durumu, eksiklik ve kusurlardan uzak, temiz ve günahsız, gelişme ve olgunlaşmaya hazır ve elverişli, insan olmanın ve insanca yaşamanın gerektirdiği bütün imkân ve özelliklerini bünyesinde taşıyan bir potansiyel tamlığa sahiptir. Bütün insanlar, aynı ortak ve kusursuz bir fıtrat ile dünyaya gelirler. İnsan fıtratında Allah’ın varlığını ve birliğini tanımaya doğru tabii bir eğilim vardır. Kur’an-ı Kerimde Yüce Allah (cc ) şöyle buyurmuştur. “ O halde yüzünü, Allah’ı bir tanıyarak dine, Allah’ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına dönder. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.” Rum, 30.
İnsan, dine kabiliyetli ve hazır olarak dünyaya gelir. Din duygusu fıtri bir duygudur.. İlk yaşlardan itibaren gelişmeyi beklemektedir. Bu duyguya şekil veren içinde büyüdüğü, özellikle aile çevresidir. Hz Peygamberimiz (sav) efendimiz bir hadisinde şöyle buyurmuştur. “ Her doğan fıtrat üzere doğar, sonra ana- babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecusi yapar”. Buhari, Cenaiz, 79. Çocuk doğuşta tabii bir şekilde dindar olarak doğmaz. Fakat o, dini bakımdan tamamen boş da değildir. Çocukta dine yönelik bir hazırlık vardır. Her insan Allah’a inanmaya ve dini bir hayat yaşamaya elverişli olarak dünyaya gelir. İnsan, kendini yaratan Rabbinin varlığını tanımaya uygun bir fıtratta yaratılmıştır.
Cenab-ı Hak Kur’anında şöyle buyurmuştur.”Hani Rabbin,(ezelde) Adem oğullarından, bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları, kendi nefislerini şahit tutarak. Ben sizin Rabbbınız değimliyim? demişti.“Onlar da evet şahit olduk(ki Rabbimizsin) demişlerdi. Bunu, kıyamet günü bizim bundan haberimiz yoktur demeyesiniz diye yapmıştık”. A1RAF, 172. Din duygusu ,insan fıtratının temel bir özelliği olmakla birlikte, bu kendiliğinden ve otomatik olarak uyanıp gelişmez. Bunun için dini öğretim ve eğitim gerekmektedir. Çocuk konuşmaya başlayınca, ana- babasının kendine telkin ettiği inanç sistemine göre, şuur ve kişiliği şekillenmeye başlar. Çünkü din, ana-baba ve onların temsil ettiği kültür değerleriyle ilişki kurmanın en önemi vasıtasıdır.
Konuşmaya başlayan çocuk, o, ana kadar kendisine telkin edilenleri telaffuz etmeye başlar. Bu haliyle, ana- babasının mensubu olduğu dine ilk adımını atar. Bu durumda ebeveyne büyük görevler düşmektedir. Dini bilgi ve kültürlerini, hayatla birleştirip, çocuklarına örnek ve rehber olmaları büyük önem arz etmektedir. Dinin boş bırakıldığı saha, kendisi dışında hiçbir şeyle doldurulamaz. Dini duygu, kişiyi geleceğe güvenle bakmasına, daima yararlı işlerle meşgul olmasına, dünya ve ahretini mutlu kılmasına vesile olur. Din, sözlükte: “örf ve adet, ceza ve karşılık, mükâfat, itaat, hesap, boyun eğme, hâkimiyet, millet, şeriat manalarına gelmektedir. Istılahı manası ise, Din akıl sahibi insanları, kendi tercihleriyle hayırlı olan şeylere götüren ilahi bir kanundur.
Yeryüzünde yaşayan hiçbir toplum yoktur ki, hak ya da batıl bir dine bağlı olarak hayat sürdürmüş olmasınlar. Yalnız şu gerçeği iyi bilmek lazım gelir ki, İnsanların uydurduğu, kaynağı insan olan dinlerden kimseye fayda gelmez İnsanların hayatını huzurlu ve mutlu kılacak, ahretini de arzu ettiği bir mekân olmasını sağlayacak tek Din, İslam dır . Bu bakımdan özellikle biz Müslümanlar, mensubu olduğumuz evrensel ve cihan şümul dinimiz, islamın mahiyetini gereği gibi öğrenmemiz gerekmektedir. Gerçek dindarlık bilerek dini yaşamakla mümkün olabilir. Bunun için aile yuvalarımızda eşimiz ve çocuklarımızla beraber dinimizin emrettiklerini öğrenip birlikte yaşayalım inşallah. Dini hayatın var olduğu aile ve toplumda birlik ve dirlik vardır. Yardımlaşma ve paylaşım vardır. İnsana değer vermek vardır. Saygı ve sevgi, hoş görü, muhabbet vardır. Kadın ve çocukların haklarına saygı vardır. An babaya ihsan, yetim ve yoksula yardım vardır. Allah ve Peygamber sevgisi hâkimdir. Bu gün, bu saydıklarımızdan bir kaçı veya bir çoğunu göremiyorsak, kabahat dinde değil, bizlerdedir. Demek ki Allah’ın insanların huzuru ve mutluluğu için gönderdiği dini (islamı) Peygamberimiz (sav) efendimizi örnek alıp yaşayamıyoruz. Dünyada ve bölgemizde huzurun tek teminatı islamdır. Her bireyin başına bir polis dikmek zordur, ama her kesin gönlüne Allah sevgisini yerleştirmek zor değildir. Bu da dine bağlılıktan geçer. Arzu ettiğimiz toplumsal birlik ve beraberliğin, huzur ve güvenin yeşermesi için, üzerimize düşen görevlerimizi yapalım. Bu günden yarına, güzel günler gelecektir inşallah.
Yaratılmışların içinde en değerli varlık insandır. İnsanda bulunan akıl, dil ve cüz’i irade, onu bu özellikleri .....
İnsanoğlunun yaşamının her safhasında sıkıntı, refah, darlık, bolluk, sevinç ve üzüntü, zorluk ve kolaylık gibi durumlar her zaman karşısına çıkabilir. Zira hayatta her şey Zıttı ile .....
İnsanların dünya sahnesinde yaşıyor olmasının bir gayesi vardır. Bu gaye tektir ve Allah’ın isteklerine göre yaşamı sürdürmektir. Bunun için de inancında ve .....
Dünya sahnesine Yaratanına itaat etmek üzere gelen insanoğlu, bu gaye doğrultusunda hayatını sürdürmesi görevi icabıdır. Bu halden uzak bir yaşantının .....
Yeryüzünde yaşayan insanlar her zaman birbirleriyle yardımlaşma ve dayanışma içinde olmak, birbirleriyle iyi geçim kurma ve karşılıklı hak ve hukuka saygı duymak durumundadırlar. Toplumun huzuru ve mutluluğu .....
İnsanların, bütün işlerinde Allah’a dayanıp güvenmesi, onun iradesine boyun eğerek, işin sonucunu ona bırakması, inancın bir gereğidir.. Tevekkülün sözlük anlamı, güven duymak, işi .....
Dua, kulluğun temel unsuru, insanın Allah’a yönelmesidir. İnsan içinde bulunduğu zor durumdan kurtulmak, bir kötülüğe maruz kalmamak, bir nimete ulaşmak için, Allah’ı anıp, aczini ve .....
Ramazan ayının gelişinden sevinç duyan Müslümanlar, oruç tutmaya mani bir halleri olmadığı sürece bu aya has olan oruçlarını huzur içinde tutarlar. Hasta .....
Yeryüzünde yaşayan insanlar, zaman, zaman biri diğerine ihtiyaç duyar halde olabilir. Maddi ve manevi yönden birinde olmayan imkân, diğerinde olabilir. Toplumda dengeyi sağlamak, huzur ve mutluluğu yakalayabilmek .....
Oruç, hicretten bir buçuk yıl sonra Şaban ayında farz kılınmıştır. Allah, farz olan orucu Ramazan ayına tahsis etmiştir. Yani farz olan orucun Ramazan ayında tutulması farz kılınmıştır. Oruç: nefsi meylettiği .....
On bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayına 05.06.2026 tarihi akşamı kıldığımız ilk teravih namazıyla beraber kavuştuk bi iznillah. Yüce Mevla, mübarek ayın feyzinden ve bereketinden istifade etmeyi nasip etsin. .....
Dua Arapça bir kelime olup Türkçe başta olmak üzere İslam’ı kabul eden pek çok milletin diline bu şekliyle geçmiş, adeta müslüman toplulukların ortak sözcüğü olmuştur. Dua, .....
İnsanı değerli kıllan takvadır. İtttika, korkmak, endişe etmek manasına gelir. Istılahı manası, Yüce Allahtan korkmak. Haram ve şüpheli .....
İslam Allah’ın yarattığı her insana değer vermeyi, haklarını kollamayı, ona zarar verici söylem ve eylemlerden uzak olunmasını ister Kadının, cahiliye Arap devrindeki hayatına .....
Dünya sahnesine yaratanını tanımak üzere gelen insanoğlu, kendisine verilen nimetler ve imkânlarla sınanmaya, denenmeye tabi tutulur. Nimetlerin hakkını verip vermemesinden, nimetlerin sahibi Allah’a şükür .....
Ahlak, insanın iyi veya kötü olarak nitelendirilmesine yol açan manevi özellikleri ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli .....
Dünya sahnesinde yaşayan insanoğlu, yaşadığı süreçte zaman, zaman, sıkıntılı anlar, meşakkatli durumlarla karşılaşabilir. Nitekim Hz Âdem .....
İnsanoğlunu dünya sahnesine kendisine itaat etmek üzere getiren Allah, onu maddi ve manevi nimetlerle donatmıştır. Bu nimetlerden helal yolu takip ederek istifade etmesini istemiştir. İnsanın maddi ve manevi yapısını bozacak, .....
Mekke’nin fethi İslam tarihinin en büyük fetihlerindendir. Kâbe’yi putlardan temizlemek, o bölgedeki müşriklerin hâkimiyetine son vermek, Hz Peygamberimiz (s, a, v ) efendimizin ana hedefleri arasında .....
Milletlerin dünya sahnesinde varlıklarını sarsılmadan sürdürmelerini sağlayan bir takım değerler vardır. Bunlar maziden .....
Yorumlar
Yorum Gönder