İhbar edeceğiniz yoruma ait mesajını giriniz.
O hep farklı olanı aradı. Sanatçı olma yolunun yapılmayanı yapmaktan geçtiğini biliyordu çünkü. Şarkıda olduğu gibi "başkası olma kendin ol" dedi durdu kendi kendine... Öyle de yaptı... Bir ebrular yapıyor, bakanın şapkasını düşürüyor... Kendi bulduğu taş ebrusu üstünde Japon koi balıklarını yüzdürüyor. İnsanın elini uzatıp tutası, sevesi geliyor... O kadar yani!.. Ressam-Ebru sanatçısı Kemal Namlı'dan söz ediyorum...
19. Kişisel sergisinin heyecanını yaşarken "Bana kendini anlat Kemal" sözümü "Peki abla" diyerek yanıtladı. Ve öyle güzel anlattı ki... En iyisi şaşırtan ve hayranlık uyandıran farklı teknikleri ile onu kendi kaleminden öğrenelim...
"Osmaniye ilinin Düziçi ilçesinde 1968 in mayısında dünyaya geldim. İlk, orta ve liseyi ilçede okuduktan sonra, 1987 yılında yetenek sınavıyla girdiğim Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Ana sanat dalından 1991 yılında mezun oldum. Milli Eğitime bağlı çeşitli bölgelerdeki okullarda, resim öğretmeni ve idareci olarak görev yaptım. 2001 yılında İzmire atandım. İzmire gelene kadar Resim çalışmalarına devam ettim. Hiçbir zaman, sadece okulda Resim derslerine giren bir öğretmen olmadım. Her zaman hedefim büyüktü. ‘’Dünya çapında başarı sağlamış bir Türk Sanatçısı’’ olmaktı. 2001 Yılında geldiğim İzmir’de Resim çalışmalarımı sürdürdüm. Her zaman özgün çalışmalar yaptım. Resimde kendimi ifade etmenin yolunu, asfalt yapımında kullanılan ‘’ZİFT’’ çalışmalarında buldum.Zift çok özel fakat, bir o kadarda zor birmadde. Ziftle resim yapabilmek için 20 aya yakın zift denemeleri yaptım. Sonunda çok iyi tanıdığım bu malzemeyle resimler yapmaya başladım. Ve halen Resim çalışmalarımı ziftle yapmaya devam ediyorum.
Ebru sanatıyla tanışmamda izmire geldikten sonra oldu. Kültür Bakanlığına bağlı bir Ebru kursuna yazıldım ve çalışmalarımı daha rahat sürdürebilmek için,Balçovada, evime yakın bir yerde ilk atölyemi açtım.Çalışmalarıma artık hız verebilirdim.Öyle de yaptım. Dünya çapında bir sanatçı olmak için çok ama çok çalışmam gerekiyordu.
2 tane Geleneksel 1 de Tekstil olamak üzere 3 Ebru kursunu başarıyla tamamladım. Kurslar süresince de, kendimi geliştirmeyi sürdürdüm. Vaktimin çoğunu atölyemde geçiriyorum. Her gün bir adım daha ileriye, her çalışmada kendimi biraz daha geliştimek için çaba sarfediyorum.
Var olanı taklit etme yerine, kendim de bir şeyler katabilir miyim diye, her zaman özgün çalışmalar yapıyorum. Bunun için de atölyemi bir laboratuar gibi düşündüm ve hep öyle kullandım.Sayısını hatırlamadığım kadar değişik yöntemlerle boyalar hazırladım, sayısız denemeler yaptım. 1,5 yıl kadar önce şuan Ebru çevrelerinde ‘’Namlı Taş Ebrusu’’ diye bilinen ebru çeşidini geliştirdim. Tabiki, önceleri ‘’Taş Ebrusu’’ diye paylaşıyordum, fakat emeklerimin çalınma tehlikesi oluştuğundan, Ebru Sanatında otorite olarak kabul edilen büyüklerimize sordum, ne yapmam gerektiğini. Onların yol göstermesiyle de Soyadımı vermek durumunda kaldım. Lütfen bunu gören kişiler beni egosu yüksek birisi olarak düşünmesin. Tamamen Emeğimi koruma isteği sonucunda Soyadımı vermek durumunda kaldım.
Hazırladığım Taş boyaları ; tamamen doğal , Geleneksel Ebruda kullanılan boyalardan hazırlıyorum. Sadece hazırlanış yöntemi farklı ve bir de kullandığım Kitre farklı. Kitre ve boyanın birbirine uyum sağlaması için yapılan ayarlar çok zahmetli ve çok sabır isteyen bir süreç. 1,5 yıldır bir çok renkte ve değişik çeşitlerde Taş Ebrusu yaptım. Daha sonra da Taşları,’’Su altında Taşlar Serisi’’olarak yapmaya devam ettim.Çalışmalarımı, Türkiyeninyanısıra, dünyanın bir çok ülkesinden de Ebrucuların dikkatini çekti. Rusya, Letonya, Arjantin,Azerbeycan, Makedonya,Çekosovakya,İran, Çin , Brezilya , Avustralya gibi ülkelerden bir çok Ebru Sanatçısıyla irtibat halindeyiz. Bazıları İzmirdeki Atölyeme kadar gelip, kendileri de dememek istiyorlar.Arjantinden bir Ebru Sanatçısı, benim Ebru çalışmalarımı, Üniversitedeki derslerinde kullanmak istediğini söyleyip izin istedi. Bizde büyük bir memnuniyetle izni verdik. Bana bu konuda en çok ‘’ boyaların içinde kimyasallar olup olmadı ile ilgili sorular soruluyor. Kesinlikle, Namlı Taş Ebrusu yapımında kullanılan boyalar, doğal , geleneksel Ebru boyalarıdır.
İlk olarak Taşları yaptığımı, daha sonra da Taşların üzerine 2. Ebruyla Taşları suyun altına aldığımı söylemiştim. Daha da ileriye giderek Suyun altındaki taşlarla birlikte , Uzakdoğu’da Kutsal Balık olarak kabul edilen ve ilk olarak Japonların Sazan balığından türettikleri, KOİ BALIKLARI’nı yapmaya başladım. Bu çalışmalarımda gerek Ebrucular tarafından , gerekse,Sanat severler tarafından büyük bir beğeniyle karşılandı. Uzakdoğulu bir çok arkadaşımda bu çalışmaları çok beğendiler.
Her zaman akıntıya karşı direnen Koi balığı, azmin ve kararlılığın simgesidir. Uzakdoğu'da akıntıya karşı yüzerek konusu geçen efsanevi nehrin kaynağına ulaşan koi fishbir ejderhaya dönüşerek manevi dünya ile maddi dünya arasında gidip geleceğine inanılır.
Bu yıl KoiBalıkları,Uzakdoğu ülkelerinden Tayvanda yapılacak bir festivalede konu oldu, Tayvan Hükümeti adına Festivali düzenleyen,Ünlü suluboya sanatçısı ve eşi atölyemi ziyaretleri sırasında Hükümet adına beni festivale davet ettiler. Daveti büyük bir memnuniyetle kabul ettim. Şuan Ekim ayı içindeTayvanın başkenti Taipe de yapılacak festivale hazırlanıyorum.
Şuana kadar 18 Kişisel Sergi açtım .30 un üzerinde de karma sergiye katıldım. Ve birçok Sanat Çalıştayına da katıldım. Halk Eğitimde Ebru Kursları ve kurs sergileri yaptım. Televizyon proğramlarından ve radyo proğramlarından gelen davetlere icabet ettim.
Son 7 aydan bu yana da, Profesyonel bir Menejerle birlikte çalışıyorum.ŞuanMenejerim, Avrupadan gelen Ders, Kurs ve Workshoplarla ilgili görüşmer için bir aylık bir Avrupa gezisi için gitti. Aynı zanmandaLüksenburgda yaşayan bir işadamıyla birlikte de çalışıyoruz. Duvar kağıdı, Seramik, Tekstil, Moda, Mermer sektöründe de çalışmalarımızın değerlendirilmesi için görüşmeler yapıyoruz.
3 Ekim -16 Ekim tarihlerinde de İzmir Park AVM’de bir Ebru Sergisi ve Canlı Performans gösterim var."
Hülya Sezgin/ [email protected]
Yıllarca ekranlarda izledik onu... Kimi zaman gündüz kuşağı programlarında, kimi zaman ana haber bülteni sunuculuğunda... Günüz kuşağı programı dediysem öyle lay lay lom cinsinden değil... Eğlendirirken .....
Gökyüzü dün geceden beri dibi delinmiş gibi akıyor. Daha doğrusu ağlıyor. Çünkü bu gün İzmir kahraman şehidi Fethi Sekin'i toprağa verdi. Arkasında üç yavrusu yetim kaldı. .. .....
Valizimi hazırlamadan önce google amcaya sordum "hava nasıl" diye. İçimi aydınlatan bir yanıt aldım. Çünkü Aralık ayının beşi olmasına rağmen 17-18 derece olacağını söylüyordu bana .....
Altı yaşımda ayrılsam da doğum yerim Çankırı benim, Çankırılıyım... Annem, babam, kardeşlerim de oralı... Memleketim... Uzak diyarların yakın kenti Çankırı... Yarenler ili... Hamuru oradan olunca bir başka .....
Kitap okumayı seviyorum. Hele bu bir de sevip saydığım değerli bir sanatçının hayatını anlatıyorsa daha da hoşuma gidiyor. Ünü sınırlarımızı aşmış, yurtdışında da bizi başarı ile temsil eden ve oralarda .....
Geçtiğimiz günlerde bir sanat çalıştayı için aldığım davet üzerine Romanya Martiniş'te idim. Serüvenim sevgili kardeşim Macaristan Vonyarvacheg Belediyesi kültür müdürü .....
"Bahçeye indim ki asma salıncak Yar gelip yar gelip sallanacak Akşamdan sonra neler olacak Yar gelip yar gelip sallanacak Benim güzel yarim sallanacak ..." Yıllar önce resim .....
Psikologlar diyor ki çok haber izlemeyin... sorunlara çok takılı kalmayın... Yoksa ayvayı yersiniz... Tepenizde huni gezersiniz... Ben de öyle düşünüyorum. Uyumamalı, sorunları unutmamalı, ama arada bir .....
O özelikle genç ressamların tanıtımı için çeşitli dergilerde yazan bir sanatsever, resim aşığı... Bu yolda ilerlerken de koleksiyoner oluvermiş. Aslında bir iş adamı. Daha öncesinde tesadüf bu .....
Hani öyle bir tekerleme vardır. " Su yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak, sarımsaklamasak da mı saklasak" Çocukluğumda bu tekerlemeyi söyleyebiliyorum diye kendimle gurur duyardım... Şimdi size sarımsağın .....
Oofff sevmiyorum bu anı... ne unuttum telaşı... Yani bir yere gitmeden önceki sıkıntılı durum... Bavula onu koydum mu? Şunu aldım mı, yoksa unuttum mu? Uçak taşıma hakkım olan kiloyu aştım mı? Önce bavulsuz .....
Benim bir Mikrop'um var... Gerçi hiç hava atmayayım benim diye... çünkü o pek çok İzmirlinin sevdiği... Mikrop Hikmet'ten söz ediyorum. İzmir'in ve Ege'nin çok sevilen .....
Bu kez yolculuk Fethiye'ye... Fetav'ın düzenlediği 9. Fethiye festivaline davetliyim. Bu yalnız resim çalıştayı değil... tam festival... resim de var, müzik de.. şiir gecesi ve şairler de var, dünya .....
Konya'da yaşıyor... hep kırmızı giyiniyor. baştan aşağı kırmızılı, çantası, gözlüğü, ruju, makyajı... Bütün esnaf onu tanıyor ve seviyor... Konyalı Sultan abla o... Henüz on yedisinde .....
Elli yıla yakındır İzmirli olsam da doğum yerim ve rahmetli annem-babam Çankırılı... Memleketimi seviyorum. Gitmesem de... uzun süredir görmesem de, hatta hatta arada bir öfkelensem de o yer benim .....
Sanırım pek çoğumuz muhteşem ikili Dustin Hoffman ve Tom Cruise'un oynadığı bol Oscar'lı "Rainman" filmine değin "otizm" kavramına yabancıydık. Açıkçası bu konuda .....
Hayatta hiçbir şey tesadüf değil derler. Bence de doğru derler. Son örneğini kendim yaşadım. İki yıl önce Karacasu'da bir resim çalıştayı düzenlemiştim. Katılımcı ressam arkadaşlarımla .....
Çocukluğumun bir bölümü büyük bahçeli bir evde geçti. Çankırı'da oturuyorduk o zamanlar. Bize yetecek kadar sebze ekerdi rahmetli babam bahçemize. Tavuğumuz da vardı, kedimiz de, .....
Hem güzel, hem asil bir hanımefendi... Bol ödüllü bir yıldız ve bana göre Türk sinemasının yüz akı olan önemli sanatçılarımızdan biri o. 1965 yılında Ses Mecmuası'nın .....
Başlığı görünce aklınız mı karıştı? Ne yani sizce “Cuma”lar hayırlı da “Çarşamba”lar hayırsız mı? Hiç Allah “bu gün hayırlı, şu gün hayırsız” diye yaratır .....
Facebookta gördüğüm karikatür beni önce güldürdü, sonra geçmişe, çocukluk anılarıma götürdü... Karikatürde bir hacı amca elinde tespihi ellerini arkasında .....
Yaş ilerledikçe ve çekirdek ailemiz daha da küçülünce pişirdiğim yemek tencerelerimin hacmi de küçüldü. Eskiden koca bir tencere kuru fasülye yapardım, ikinci öğüne ya bir .....
Yorumlar
Yorum Gönder