| |||||||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Hz. İsa ve Ahmak
“Meryem oğlu İsa, sanki kanını dökmek isteyen bir aslan önünden kaçıyormuş gibi dağa doğru koşuyordu. Birisi arkasından koşup dedi ki: - Hayrola… Ardında kimse yok, neden böyle kuş gibi uçar gibi kaçıyorsun? İsa öyle hızlı koşuyordu ki, acelesinden dönüp cevap bile veremedi. Adam bir müddet İsa’nın arkasından koştu ve tekrar bağırdı: - Allah aşkına, bir an olsun dur, neden, kimden kaçıyorsun, merak ettim. İsa dedi ki: - Ben, bir ahmaktan kaçıyorum. Bırak yolumu kesme, kendimi kurtarayım. Adam dedi ki: - Körün gözlerini, sağırın kulağını açan Mesih, sen değil misin? İsa: - Evet, benim dedi. Adam tekrar sordu: - Ölüyü, av bulmuş aslan gibi sıçratıp dirilten sen değil misin? İsa: - Evet, benim dedi. Bunun üzerine adam: - Ey tertemiz ruh, bu kadar mucizelerin varken kimden korkuyorsun? Hazreti İsa dedi ki: - Allah’ın lütfettiği ism-i azamı, köre okudum, gözleri açıldı, sağıra okudum, kulakları duydu, taş gibi dağa okudum, yarıldı parçalandı. Ölüye okudum, dirildi kalktı. Fakat ahmak adama yüzbinlerce defa okudum, fayda vermedi.’’ Bu hikâyeyi Mevlana, Mesnevi’nin III. Cildinde 2570 numara ile başlayan bölümde anlatıyor. Ahmak kelimesinin manası ise, Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe Sözlüğünde ‘’ Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal’’ olarak açıklanır. Bilmiyorum sizler bu hikâyeyi okuyunca ne anlayacaksınız, ama benim aklıma gelen iki şey oldu. Birincisi bu kıssadan yola çıkarak, Yüce Rabbimizin Kuran-ı Kerimde Bakara suresi 7. Ayette söyle buyuruyor ‘’ Allah onların kalplerinin üzerini ve işitme (sem'î) hassasının üzerini mühürledi ve görme (basar) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Onlar için azîm (büyük) azap vardır.’’ Birde sözlük anlamında olduğu gibi aklını kullanmaktan yoksun, at gözlükleri ile dünyayı görmeye çalışan insanlar geliyor. Fakat her iki durumda da gerçekleşecek olan şey şudur böyle insanlar hem Haktan hem de hakikatten uzak kalacaklarıdır. Haktan ve hakikatten uzak kalmamak için ise yapmamız gereken aslında hikâyeyi bize aktaran Mevlana gibi önce aklımızı, yani ilmimizi kuvvetlendireceğiz, ilim büyüdükçe de kalbimiz genişleyecek ve sonra bizlerde Şemsimizi, güneşimizi, o kalbin esas sahibini bekleyeceğiz, bulacağız. Böylece Hakka ve hakikate erişeceğiz. Daha önceki bir yazımda da belirtmiştim ilk emir ‘’ İKRA ‘’ yani oku. Bizlerde okuyacağız bıkmadan, usanmadan yorulmadan, Yüce Rabbimin Ayetlerinde buyurduğu gibi, sorgulayarak, düşünerek, ibret alarak yaşayacağız.
|
GALERİ
|
|||||||||||||
|
Atatürk Bulvarı Sultan Sitesi A Blok No: 52/M 18100 ÇANKIRI
[email protected] - [email protected] - [email protected]
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||