Bizim Çankırı
Kastamonu Taşköprü Ziraat Odası’nın yeni hizmet binası için Kastamonu’daki programa katılan Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar Ankara’ya dönerken Çankırı Ziraat Odasını ziyaret ederek il ve ilçe oda başkanlarıyla istişare yaptı.
Çankırı Ziraat Odası Başkanı ve Ziraat Odaları Birliği Genel Başkan Vekili Nejat Gamzeli yaptığı açılış konuşmasında “Bizleri onurlandırdınız. Bütün oda başkanlarımız buradalar ilçelerimizin sıkıntılarını anlatsın diye arkadaşlarımızı çağırdık. Hoş geldiniz.” dedi.
“Zor koşullarda sektörde üretim yapıyoruz.” diyerek sözlerine başlayan Şemsi Bayraktar “Ancak bunu bazı kesimler tarafından çok iyi anlaşılmadığını görüyoruz ve bundan üzüntü duyuyoruz. Doğrusu biz bir reel sektörüz. Yani, sanayici de kapalı ve korunaklı alanlarda üretim yapıyor ama biz de açık fabrikalarda üretim yapıyoruz. Bir farkımız yok, biz de bir reel sektörüz, zaman zaman kuraklık, zaman zaman sel felaketleri arkasından zaman zaman dolu don gibi, hatta hortum gibi doğal afetlere maruz kalmak suretiyle üretim yapıyoruz.” dedi.
Bütün şartlara rağmen ciddi yapısal sorunların olduğunun altını çizen Bayraktar “Çankırı’ya da geldiğimizde arazilerin halen yüzde 45 46 sını sulayamadığımızı da görüyoruz. Bunun dışında arazilerimiz çok parçalı. Parçalanmış araziler üzerinde de üretim yapmaya devam ediyoruz. Tabi dünyanın hiçbir yerinde bu koşullarda bu şekilde üretim yapamaz. 52,3 milyar dolarlık bir hasıla yaratıyoruz gayri safi milli hasılaya bun parayı katıyoruz. 81 milyonu besliyoruz. 40 milyon turisti doyuruyoruz, yetmiyor 5 milyon ülkemize gelen mülteciyi de doyuruyoruz. Türk çiftçisinin ürettikleriyle yapıyoruz. Bu da yetmiyor 17 milyar dolarlık ham ve gıda işlenmiş ürün ihracatı yapıyoruz. Bu da üreticilerimizin ürettikleriyle yapıyoruz. Dünyanın neresinde bu kadar sorunlarla boğuşan bir çiftçi kitlesi bir sosyal kesim bu üretimi yapabilir. Ama biz yapıyoruz. Zaman zaman çiftçimiz desteklenmeli derken bunu kastediyoruz. Diyoruz ki desteklenmezse bu koşullarda bu yapısal sorunların getirdiği maliyetle girdi maliyetleriyle üretim yapamayız demek istiyoruz.” Şeklinde konuştu.
Ülke olarak bir kuraklık döneminden geçtiğimizi vurgulayan Bayraktar “Buğday 150 200 kilo. Şimdi kimse para kazanamadı. 120 200 kilogram üretim rakamı var. İç Anadolu bölgesinde bir kuraklık var. Bir taraftan kuraklık Bir taraftan da fiyatlar üreticimizi ezdi. Bakanımız la da konuştuk o da makul karşıladı. Ne yapmak lazım bu borçları yapılandırmak lazım. Sıfır faizle yapılandırmak lazım. Talebimiz bu. Bu manada çiftçimize sahip çıkmazsak bu bölgeler göç alıyor. Göç vermeye devam ederiz.” İfadelerine yer verdi.
“Bakın 5 10 sene sonra artık dünya açlıkla boğuşmaya çalışacak.” diyerek sözlerine devam eden Bayraktar “Açlık tehlikesi var. Niye var söyleyeyim. İşte küresel ısınma bizi vurdu değil mi? Siz zannediyor musunuz ki bu sene vurdu önümüzdeki sene bu ülkede hiçbir şey olmayacak. Hayır, artık bu ülkede değişik bölgelerde bu doğal afetleri yaşayacağız. Bu iklim değişikliği sadece bizi değil dünyayı da vurmaya başladı. Bu arzı yavaşlatıyor. Her üretim alanında. Bunun yanında artık Çin gibi gelişmekte olan ülkeler pirinç yemiyor. Et yiyor, süt içiyor. Et ve süt demek ot demektir. Bir talep yaratıyor mu. Dünya nüfusu 2050 yılında bakın 9 buçuk milyarı geçecek ve Türkiye de 90 milyonu geçecek. Bunlar bir talep yaratmayacak mı. Böyle bir konjöktörde gıda fiyatlarını tutabilir misiniz. Tutamazsınız.” dedi.
Bayraktar konuşmasının devamında; “Birçok ülke gıda güvencesini sağlayamayacak ve inanın birçok sosyal problemler de bekliyor bu ülkelerde. Bizim ne yapmamız gerekiyor, üreticimizi tarımda tutmamız lazım, üreticimizin önünü açmamız lazım yapısal sorunlarını bitirmemiz lazım. Muhakkak surette aile işletmelerini ayakta tutmamız lazım. Türkiye’nin geleceği buna bağlı. Büyük işletmeler Türkiye de kuruluyor ama bunlar olaya tamamen ekonomik faaliyet olarak bakıyor. Ama çiftçilerimiz yavruyu satarım hayvanı satarım ama yine de üretimi devam ederim diyor. Bunu dünya gördü. 2015 yılında dünya aile işletmeleri yılı ilan edildi. Dünya buraya dönmeye başladı bizim de buraya dönmemiz lazım. Aksi takdirde çiftçimizi kırsalda tutamazsak, aile işletmelerini destekleyemezsek bizim bu ülkeyi besleme şansımız yoktur.
TARSİM de bu bölgede hesaplarını doğru yapsın. Ben Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak diyorum ki bu bölgede benim üreticimin verimlilik rakamları 150 200 kg TARSİM nasıl 300 kilogramın üzerinde bir rakam verir. Bu 348 rakamının revize edilmesi gerekiyor. Bu afette onlar da bizim yanımızda olacaklar. Yanımızda da olmaları lazım.
Türkiye beside niye ithalatçı sizce. Süt hayvancılığı ayakta olan hiçbir ülke beside ithalatçı olmaz. Süt fiyatları 1 lira civarında. Sanayicileri biz desteklerken onlar niye desteklemiyorsunuz. Niye kendi ayağınıza kurşun sıkıyorsunuz. Üretici üretmezse sen neyi işleyeceksin. Nerde bulacaksın sütü. 2 buçuk yıldır aşağı yukarı aynı fiyatlarda gidiyoruz. Biz büyük mücadele verdik, et ve süt kurumunu kurulmasını sağladık. Eğer bu kurum olmasın bugün süt 70 80 kuruş ve bir tane hayvan kalmaz ahırlarda. Sanayicinin bir şekilde büyürse Bir an evvel fiyatların yukarı çekilmesini istiyoruz.” dedi.
Yorumlar
Yorum Gönder