Bizim Çankırı
Çankırı Karatekin Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü tarafından düzenlenen Uluslararası Çankırı'nın Manevi Mimarları sempozyumu başladı. 39 bilim adamının katılımı ile gerçekleştirilen ve 2 gün sürecek olan Uluslararası Çankırı'nın Manevi Mimarları sempozyumunun açılışı dün saat 10:30'da 100. Yıl Kültür Merkezinde yapıldı. Belediye Başkanı İrfan Dinç, milletvekili M. Emin Akbaşoğlu, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı ve çok sayıda katılımcının iştiraki ile başlayan sempozyumunun açılış konuşmasını yapan Çankırı Karatekin Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Yard. Doç. Dr. İbrahim Akyol, "Üzerinde yaşadığımız topraklarda üretilen ve sonraki nesillere bırakılan ilim, fikir ve irfan mirasının, bugün yaşadığımız problemlerin çözümünde çok önemli katkılar sağlayacağı muhakkaktır" dedi.
"Bu miras, geleceğe dair çözümlemelerimiz için geniş açılımlara da imkân sağlayacaktır. Bize tevarüs eden bu miras/gelenek, üzerinde yaşadığımız toprakların mayasını oluşturmaktadır" diyen Akyol sempozyumun amacına da değinerek, "Çankırı inanç ve kültür coğrafyasını etkileyen/etkilemeye devam eden dinî/tasavvufî/irfanî hayatımızın önde gelen şahsiyetlerini, onların fikirlerini, eserlerini, tesis ettikleri kurumlan ve toplum hayatımızdaki etkilerini araştırmak ve incelemek maksadıyla Çankırı yöresinde yaşamış mutasavvıfları/gönül insanları/evliyaları konu edinen " Uluslararası Çankırı'nın Manevi MimarlarIarı" konulu bir sempozyumu düzenlemiş bulunmaktayız. Bu sempozyum, Çankırı'nın hem maddî hem de manevi mimarlarından Emir Karatekin'den ismini alan üniversitemizin kuruluşunun 10. yılında yapılmasını anlamlı buluyoruz" dedi.
"Şehirlerimiz coğrafi, ekonomik, sosyal, sıhhi bakımdan birçok araştırmanın konusu olmuşken manevi iklim ve bu iklimin aktörleri konusunda çalışmalar oldukça sınırlıdır" diyerek sözlerine başlayan Çankırı Karatekin Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı, "Oysa Anadolu şehirleri sahabeden, alperen gazilere, tarikat kurucusu büyük mutasavvıflardan, Yunus gibi dervişlere, en meşhurundan, halk içinde hakla beraber yaşayan evliyaya, ulemaya yurt olmuştur. Bundan dolayı coğrafi olduğu kadar manevi anlamda da bereketli topraklarda olduğumuz bilinen bir gerçektir. Bu gerçekliğin yansıması irfan kavramı üzerinden açıklayabileceğimiz medeniyetimizde tezahür etmiştir. Kültürümüzün en ücra köşelerinde refleks olarak görebileceğimiz arifane tavırlar nihayetinde bu medeniyetin ürünüdür. Bu medeniyet de coğrafyayı vatana çeviren manevi iklimle beslenmiştir" dedi.
"Her yerel tarih anlatısı nihayetinde büyük anlatıyı içeren milli tarihi besler" diyen Ayrancı konuşmasının sonunda ise, "Yerel manevi mimarlar sizlerin tebliğleri sonrasında daha iyi anlaşılacağı üzere esasında yerelliği aşan daha büyük bir manevi iklimin parçalarıdır. Onlarınn hikâyesi hakkıyla yazılmadığı sürece inanç, kültür ve sosyal tarihimizin hatta siyasal tarihimizin bir parçası hep eksik kalacaktır. Tarih sadece geçmişte yaşanmış birtakım olaylar zinciri değildir. Tarih ortak değerlerimizin geçmişten bugüne yaşanmış hikâyesini ortaya çıkarıp bunların kolektif bilinci oluşturmasına katkı sağlar. Bu hikâyede manevi mimar ve önderlerimizin rolü hem kal ile hem hâl hem de eserleriyle görünenin ötesindedir. Kolektif bilinç bizim bu topraklardaki mevcudiyetimizin, mukavemetimizin, yaşama sevinci ve felsefemizin, medeniyetimizin ve geleceğimizi inşa eden en büyük silahımızdır" dedi.
"İnsanlık bugün ciddi bir arayış ve bunalım içindedir" diyerek sözlerine başlayan Belediye Başkanı İrfan Dinç, "Kapitalizmin insana sunmuş olduğu madde ve konfor, insanin manevi yönünü ihmal ettirmiş, hatta birçok toplumlarda maneviyatı ortadan kaldırmıştır. Maneviyatı, ruhu, geleneği reddeden toplumlar bugün dünyada görüldüğü gibi hem ekonomik anlamda sıkıntılar, hem manevi buhranlar yaşamakta, hem de kendi milletlerinin geleceğini tartışmaktadırlar. Modernitenin katı rasyonalist, pozitivist ve materyalist yapısı artık ciddi eleştiriler almaktadır. Post-modern insan artık anlam arayışına girmiş, kaybettiği değerleri ve geleneği yeniden aramaya koyulmuştur. Düşüncede, inançta, eylemde kısacası bütün beşeri planlarda hep bir anlam arayışı ve derine inme çabasının öne çıktığı gözlemlenmektedir. Yani insan hayatın ve eşyanın anlamını yeniden yorumlama gayretine girmiştir. Bu noktada, Hz. Peygamber’in “Ya Rabbi! Bana eşyanın hakikatını göster” duası ayrı bir anlam kazanmaktadır" dedi.
Dinç konuşmasının sonunda ise, "Bu sempozyumu bir başka önemsiyoruz. Çünkü özelde insanımızın ve şehrimizin genelde ülkemizin ve tüm insanlığın hikmet ve irfan sahibi bu manevi mimarlara her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı vardır" dedi.
"İlim her şeyin özü temeli diyerek sözlerine başlayan milletvekili M. Emin Akbaşoğlu ise, " İlimi sayesinde insanın üstünlüğü söz konusu. Bununla beraber sadece ilim yeterli değil. Bunun yanında irfanın da olması gerekiyor.
Şeytan ilim sahibiydi onda şüphe yok lakin irfan sahibi değildi. Bu nedenle baş kaldırdı, isyan etti. Dolayısıyla bu sempozyumun anlamı hakikaten çok büyük. Eğer Hoca Ahmet Yesevi olmasaydı Alparslan ve Karatekin olmazdı. Akşemsettin Molla Gürani olmasaydı Fatih olmazdı. Bu sempozyumun düşünülmesi, gerçekleştirilmesi ve buna katkı sağlayan yetkililere teşekkür ederim. Bu yaklaşımların çok önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.
Programın açılış konuşmalarından sonra ise panele geçildi.
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Yorumlar
Yorum Gönder