Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı'na bağlı "İnsan ve medeniyet topluluğu" tarafından gerçekleştirilen 'eğitim-öğütüm' konulu konferans 26 Aralık 2015 Cumartesi günü 100. Yıl Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
İlahiyatçı-sosyolog Erol Erdoğan'ın konuşmacı olarak katıldığı konferansın açılış konuşmasını yapan, İnsan ve medeniyet topluluğu başkanı Mehmet Özdemir, topluluğun çalışmaları hakkında bilgi vererek, "Bizler değer sivil toplumculuğu yapan bir kuruluş bir hareketiz.
Yapılacak aktivitelerle bilinçli bireyleri yetiştirmek, kültürel ve manevi değerlerine önem veren, insan ilişkilerinde girişken, okuyan, düşünen ve kendini ifade edebilen geçmişini geleceğinin inşasında kullanmayı bilen kendi kurtuluşunu milletinin ve İslam aleminin kurtuluşunda gören ahlaklı bireyler oluşturmayı hedef alan toplumun birlik ve beraberliğini sağlamak ayrıştırmayı önlemek üzere çalışmalar yürütmek üzere kurulmuş bir gençlik hareketidir" dedi.
Topluluk başkanı Özdemir'in konuşmasından sonra İlahiyatçı-sosyolog Erol Erdoğan 'eğitim-öğütüm' konulu konferansına başladı.
İnsanların doğuştan alim ve bilgin olarak dünyaya geldiğini fakat eğitim sistemleri ile cahilleştiğini dile getirerek konuşmasına başlayan Erdoğan, eğitim sisteminde yaşanan sıkıntılar hakkında bilgi verdi.
"Modern eğitim sistemini masaya yatıracağız, itirazlarımızı ortaya koyacağız" diyen Erdoğan, "Diyorlar ki '7 sene okudum fakat tek kelime İngilizce öğrenemedim' yada 'okulu bitirdi hala 4 işlemi yapamıyor' bunlar önemli sorunlar. Okuyup okuyup bir şeyler öğrenememe eğitim sistemimizin önemli sorunlarından biri.
İnsanı eğitime meselesi biraz problemli. Bizdeki eğitim sistemi insanı yontma olarak benimseniyor. Çocukları cahil olarak görüyor ve eğitmeye başlıyor. Tabi ki kendi sistemine göre. Ama insan doğuştan alim ve bilgin olarak doğuyor. Fakat eğitim sistemi onu cahilleştiriyor. Yeteneklerimizi öldüren bir katile dönüyor. Çünkü sizi ve yeteneklerinizi fark etmiyor eğitim sistemi. Yaşanan bu durum ve olayları sizlerde fark edebilirsiniz. Her birimiz birer dahi olarak dünyaya geliyoruz. Eğitim sistemi bu engeli mutlaka ortadan kaldırmalı" dedi.
"Çocuklarınızın hayal kurmasına izin verin" diyen Erdoğan, "Hayal düşmanı olduk. Hayal kurana hayalperest diyoruz. Hayal kurmak önemli. Çünkü bugün yaşantımızda olan ve çevremizde gördüğüz bir çok şey geçmişte hayal olarak ortaya çıktı ve gerçek oldu. Kurulan her hayal birer gerçeğe dönüşür. Bu yüzden çocuklarınıza bol bol masal okuyun. Masal çocukların hayal dünyasını geliştirir" dedi.
Çağdaş modern eğitim sisteminin büyük aile sistemini yok ettiğini de dile getiren Erdoğan, "Büyük ailede yetişen çocuklarda sevgi ve saygı daha fazla oluyor. Fakat modern eğitim sistemi bu yapıyı parçaladı. Niye? Çünkü aileyi cahil olarak gördü ve çocuğu oradan kopardı. Yatılı okulların yapılmasının en büyük sebebi budur.
Anne ve babanın yerini artık eğitim kurumları aldı. Yatılı okullar, kreşler, ana okulları. Halbuki çocuk ilk eğitimini ailede almalı, özellikle dede, ninenin olduğu geniş ailelerde. Fakat öyle bir döneme girdik ki anne ve baba okulların tatil olmasını istemiyor, çocuklarının hep okulda olmasını istiyor. Çocuklar sevgisiz büyüyor. Bunun önüne geçmek için çocukların ailesi ile olan bağını asla koparmamak gerekiyor." dedi.
Eğitim sisteminin devletin öncelikli konularından biri olduğunu ve devleti askerin değil Milli Eğitim Bakanlığının koruduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu nedenle özellikle koalisyon dönemlerinde en önemli sorun Milli Eğitim Bakanlığı olmuş ve bu bakanlığı alma yarışı yapılmıştır. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı büyük bir personele sahip olma dışında ülke geleceği ve sistem açısından önemli. 1950 yılından bu yana özellikle sağ partiler hep Milli Eğitim Bakanlığını bir şekilde almışlar.
Fakat Milli Eğitim Bakanlığı kadar önemli olan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ise önem vermemişler. Halbuki Kültür Bakanlığı çok önemli. Senin okuduğun kitaplar orada basılıyor. Kültürel yayınlar orada basılıyor. 1950 yılından bu yana sağın önem vermediği bu bakanlığına hiç iktidar olmayan sol hakim olmuş. Koalisyon dönemlerinde önemsenmeyen o bakanlığı hep sola yada sol görüşlü kişilere vermişler" dedi.
Erdoğan ayrıca, ulus devlet anlayışında, devletin vatandaşı kendine göre yetiştirdiğini dile getirerek, "Devlet bir sınır çizmiş, ve kendi istediği vatandaşı yetiştiriyor" dedi.
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Bizim Çankırı
Yorumlar
Yorum Gönder