19 05 2022

Üretici ile market fiyatları arasında 4-5 kat fark oluştu

2022 OCAK/IMG_8444.JPG

Çankırı Ziraat Odası Başkanı Nejat Gamzeli, “Üretici ile market fiyatları arasında 4-5 kat gibi farklar oluşmuştur. Üretici zorluklarla ürettiği üründen kazanç sağlayamazken aracılar, stokçular ciddi rakamlar kazanarak, market fiyatlarındaki artışa neden olmaktadır. Bir markette 2 kg mercimek 75 TL. Yani 1 kilosu 37,5 TL. Bu mercimeğin normalde çiftçiden alınışı 5-6 Türk Lirası. Geçen hafta nohutun kilosu 45 TL’ydı. Eleyip poşetledikten sonra 45 TL’ye üreticiye veriyorlar. Bu hafta düşürülmüş. Çiftçimiz Çankırı’da nohutun kilosunu 6-8 TL’den satıyor. Bu yazıktır, günahtır.” dedi.

Ziraat Odası Başkanı Nejat Gamzeli, makamında düzenlediği basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Pandemi, kuraklık ve ekonomik krizin çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Gamzeli, bu durumların fiyat istikrarsızlığına ve sorunların daha da artmasına yol açtığını belirtti.

2021 yılında yaşananların tarımsal üretimin ne kadar önemli olduğunu ve asla ihmal edilemeyecek bir sektör olduğunu tüm bireylere hissettirdiğini dile getiren Gamzeli, “Çiftçilerimiz gübre, mazot, sertifikalı tohum, elektrik ve ilaç kullanmaktan kaçınıyorsa, tarımsal üretimde ciddi bir sorun var demektir. Çiftçimizi toprağa ısındırmalıyız, korkularını bertaraf etmeliyiz. Çiftçimize üretimde kalmasını sağlayacak tedbirler alınmalı, sorunları dikkate alınarak, acilen çözüme kavuşturmalıyız.” dedi.

Gamzeli, tarımsal girdilere yapılan zamlar karşısında desteklerin çok yetersiz kaldığını aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Tarımsal maliyetlerdeki artış dikkate alınarak Tarımsal destekler yeniden düzenlenmeli, bu oranda artış yapılmalıdır. Çiftçilerimizin Gübre Mazot ve ilaç maliyetlerinin en az  % 50 si destek olarak verilmelidir. Çiftçimiz zaten gübre ve mazottaki yüksek artışlar nedeniyle ekimi zor şartlarda, gübreyi yetersiz kullanarak veya hiç kullanmadan yaptı.

Önemli bir tarımsal girdi olan gübrede, Aralık ayı itibariyle son 1 yılda, amonyum sülfat gübresi yüzde 437, üre gübresi yüzde 403, amonyum nitrat gübresi yüzde 371, DAP gübresi yüzde 294 ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 261 oranında arttı. Gübre kullanımının sürdürülebilir olması için gübre fiyatlarının makul seviyelerde tutulması gerekiyor. Yaşanan kuraklık ve maliyet artışları dikkate alındığında 2022 yılı tarım sektöründe zorlu geçeceğini tahmin ediyoruz.

2022 yılında yetersiz gübre kullanımı Ülkemiz genelinde rekolteyi düşürecektir. Dövizdeki artış nedeniyle bazı tarım ilaçları fiyatlarında da yüzde 70’e varan oranlarda artışlar yaşandı. Gübre piyasasının istikrarsızlığından yararlanarak haksız kazanç elde eden bu ithalatçı firmaların, Ticaret Bakanlığınca denetlenerek piyasa fiyatlarının düzenlenmesi açısından gübre fiyatlarını maliyet ve onun üzerine adil bir kâr düzeyine getirmeleri sağlanmalıdır.

Üreticinin sırtından haksız gelir elde etmeye çalışmak, tarımsal üretime vurulacak en büyük darbelerden birisidir. Üreticilerimize kredi sağlayan kamu kurumlarının faiz oranları da oldukça yüksektir.  2021 yılında yaşanan afetlerden zarar gören üreticilerin düşük faizli kredi borçları ertelemesi 3 Ocak 2020 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda yapıldı. Bu karar gereği afet yaşayan çiftçilerin borçlarına, kredinin 1 yıl süreyle ertelenmesi halinde yıllık yüzde 12,75, oranında faiz uygulandı. Uygulanan faizlerin yüksekliği ve çiftçinin kredi borcunun sadece zarar gören oran kadar ertelenmesi gibi nedenlerle bu karar yeterince fayda sağlayamadı. 

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kaydı olsun olmasın tüm çiftçilerimizin tüm bankalara ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçları faizleri silinmek suretiyle uzun vadeyle yapılandırılmalıdır. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçimizin düşük faizli kredi ihtiyacının tamamını karşılamalıdır. Bu amaçla tarımsal kredi kullanımı için verilen destek miktarı artırılmalıdır. Başta Ziraat Bankası olmak üzere tüm bankalar ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından uygulanan yüksek faiz oranları düşürülmelidir.

Çiftçilerimizin tarım BAĞ-KUR primleri yüzde 44,87 oranında artarak bin 151 lira 96 kuruştan bin 668 lira 83 kuruşa çıktı. Birçok çiftçimiz 2022 yılında yükselen bu primi ödeyemeyecek, tarımda kayıt dışı çalışma da artacaktır. Devletimiz sosyal güvenlikte çiftçilerimizi desteklemelidir. Tarımsal Destekler ekimden önce açıklanmalı ve zamanında verilmelidir.  Küçük aile işletmelerine öncelik verilmelidir.

Gençleri tarımda tutabilmek için genç çiftçilere yönelik ek teşvik ve destekler getirilmelidir. Çeşitli nedenlerle Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilemeyen, ancak tarımsal üretim yapılan araziler de tarımsal desteklerden faydalanmalıdır. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) dahil olmayan çiftçiler de tarım sigortası yaptırabilmelidir. Köy bazlı olarak uygulanan kuraklık verim sigortasında tüm ürünlerde parsel bazına geçilmeli, tüm ürünler ve riskler kapsama alınmalıdır.

Tarım sigortasında sigorta prim oranları bazı risklerde düşürülse de artan ürün fiyatları poliçe fiyatlarını artırmaktadır. Bu amaçla sigorta prim oranlarında indirim devam etmelidir. Sertifikalı tohum kullanımına verilen destekler artırılmalı, üretici sertifikalı tohum kullanmasına teşvik edilmelidir.

Ayrıca son yıllarda iklim değişikliğinin de etkisiyle yaşanan kuraklık, tohumun ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya çıkardı. Özellikle kuraklık riski olan bölgelerde kuraklığa dayanıklı tohum çeşitlerinin daha da geliştirilip çiftçiye ulaştırılması sağlanmalıdır. Sertifikalı tohum fiyatları da olabildiğince düşük tutulmalıdır.

Yem sanayi piyasası kontrol edilmeli, kalite ve fiyat yönünden veriler toparlanmalı, piyasaya gerektiğinde müdahale edecek mekanizmalar hayata geçirilmelidir. Bu kapsamda Tarım ve Kredi Kooperatifleri üreticilere uygun fiyattan yem teminin de etkin rol almalıdır.

İlimizde tarım arazilerimizin yaklaşık % 60’ı ÇKS ye dahil edilemiyor. İntikali yapılamayan arazilerimiz çoğunlukta. İntikali yapılamayan arazilerimizin de ÇKS ye dahil edilmesini yönünde yönetmelik hazırlanarak, bu arazilerimizin ÇKS’ye dahil edilmesini talep ediyoruz.

İlimiz de Önceki yıllarda verilen ‘nadas alanlarının değerlendirilme projesi’ kapsamında ki desteğin (arpa-nohut-arpa) devam etmesini ve bakanlığımızca uygulanan önceki yıllarda ilimizin de faydalandığı ‘ÇATAK’ projesinin de düzenlemeler yapılarak Çiftçilerimize sunulmasını ve ilimizin tekrar faydalanmasını talep ediyoruz.

Çankırı’daki tarım arazilerinin  % 92’sinde kuru tarım yapılmaktadır. Birçok ilimizde yılda 3 ürün alırken, 3 defada destek almaktadır, bizler Çankırı’da 2 yılda 1 ürün almaktayız. Bu yüzden de 2 yılda bir destek almaktayız. Bu hususun dikkate alınarak, Çankırı’mıza pozitif ayrımcılık yapılarak artı destekleme verilmesini talep ediyoruz. Arazilerimiz çok parçalı ve bazı arazilerimiz verimli üretim yapacak büyüklükte değil.  İlimizde arazi toplulaştırmaları sadece sulama alanlarına giren arazide yapılmaktadır. Arazi toplulaştırmasının tüm köylerimizde yapılmasını talep ediyoruz.

Üretici ile market fiyatları arasında 4-5 kat gibi farklar oluşmuştur.  Üretici zorluklarla ürettiği üründen kazanç sağlayamazken, aracılar stokçular ciddi rakamlar kazanarak, market fiyatlarındaki artışa neden olmaktadır. Tüketici lehine denetimler artırılmalıdır.

Ülkemiz tarımının önemli sorunları olmakla birlikte çok da büyük bir potansiyeli bulunmaktadır. Çiftçilerimiz, bütün zor şartlara rağmen üretimden kopmuyor.  Çiftçilerimiz, çalışıyor, üretiyor ama yeterince para kazanamıyor. Çözülmesi gereken sorunlarımız var. Bu sorunlar çözülür ve yeterli destek verilirse çiftçilerimiz üretimden kopmaz ve 2022 yılında üretimde sıkıntı yaşamayız.

Tüm, çiftçilerimize doğal afetlerden uzak, bereketli, sorunsuz bir yıl temenni ediyorum.”

Gamzeli’nin basın mensuplarının sorularını yanıtlamasının ardından toplantı sona erdi.