08 07 2020

İşitme engellilere özel maske üretildi

Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) koronavirüs salgını sürecinde işitme engellilerin daha rahat bir şekilde iletişim kurabilmeleri amacıyla dudak ve mimik hareketlerini daha iyi algılayabilmek adına ağız bölümü şeffaf malzemeden yıkanabilir koruyucu maske üretti.

kkkk/site_2.jpg

Dudak ve mimik hareketlerinin daha iyi anlaşılması için tasarlanan maskenin ağız bölümü şeffaf malzemeden yapıldı. Özel olarak imal edilen maskeler, Çankırı’da ve isteğe göre tüm Türkiye’de işitme engelli vatandaşa ulaştırılacak. Özel üretim maskelerden ilk olarak 130 maske, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı tarafından Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk’e teslim edildi.

Rektör Ayrancı gazetecilere yaptığı açıklamada, “Türkiye de şu anda bir ilki gerçekleştiriyoruz. Gerçekten bizim canımız çocuklarımız, işitme engelli çocuklarımız için bulaş riskini engellemek için proje ürettik. Herkesin maske takması gerekiyor ama işitme engelli çocuklarımız dudak okuması yaptıkları için bu imkandan mahrumlardı. Arkadaşlarımızın geliştirdiği tamamen tıbbı kumaştan yapılmış, dudakları gözüken bir üretimimiz var. Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile işitme engelli öğrencilerimize taktim ettik. İnşallah hocalar, anneler babalar, okul müdürleri çocuklar kendi aralarında dudak okuma yoluyla olumlu bir diyalog gerçekleştirecekler ve pandemi riskinden de uzak duracaklar. Bu çok heyecan verici bir şey.” dedi.

Özel üretim maskenin 2 yıl kullanılabileceğini aktaran Ayrancı, “Maskeyi, ihtiyaç kadarıyla üretiyoruz. Kamu kaynaklarıyla üretilmiştir. Herhangi bir ücret talep edilmemiştir. Nano teknoloji malzemeden üretilmiş bir kumaş bu. Terletmiyor, yıkanabiliyor. Tek kullanımlık değil. 2 yıl kullanım ömrü var. Dolayısıyla çocuklarımız, hocaları, anneleri, babaları bunu tertemiz kullanıp bunu sürekli hale getirebilecekler. Kullanımı da kolay.” diye konuştu.

Rektör Ayrancı konuşmasını şöyle noktaladı:

“Bu maske ile dudaklar gözükerek iletişime açık, bulaş riskine karşı tedbir alınmış durumda bir eğitim öğretim dönemi başlayabilir.  Şu ana kadar bine yakın üretimimiz var. İsteğe göre daha fazla üretebiliriz. Önemli olan fikri bulmak ve bunu yaymak. Pek çok kurum kuruluş, işitme engelliler için bunu yapacak. Daha sonra başka engelliler için de seferber olunacaktır. Engellilere karşı hassasiyetimizin, sevgimizin ne kadar yüksek olduğunu göstermek amacıyla büyük bir fırsat bizim için. Büyük bir manevi zevk içindeyiz. Değerli çocuklarımızın ve büyüklerin ihtiyaçlarını karşılayarak sosyal ilişkiler kurmaları ve eğitimlerini devam ettirmeleri çok güzel bir duygu. Türkiye genelinde de gücümüz nispetinde talebi karşılayabiliriz.”

ÇAKÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Seçil Akıllı Şimşek de her bir maskenin el emeğiyle üretildiğini belirterek, “Bizim maskelerimiz diğer maskelerden farklı. Her biri el emeği göz nuru bunların. Çünkü bir fabrikasyon ürün değil bunlar. Hepsi tek tek dikiliyor ve bunlar tek kullanımlık da değil. İnsanlar bunları yıkayıp tekrar tekrar kullanabiliyorlar. Steril bir ortamda üretiliyor. Tıbbi kumaştan yapılıyor. Standartlara uygun. 130 maske aslında 130 kişi için büyük bir ihtiyaç. 2 sene kullanılabiliyor, dezenfekte edilebiliyor. Talebe göre üretiyoruz. Talep gelmesi durumunda üretmeye devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk ise Rektör Ayrancı ve üniversite personellerine teşekkür ederek, “Rektörümüze çok teşekkür ediyoruz. Eğitim ayrı bir alan, çocukların edineceği bilgi ve beceri ayrı bir alan. Hepsinden önemlisi önceliğimiz sağlık. Üniversitemizle birlikte salgının ilk başladığı andan itibaren mesleki teknik eğitim okullarımız harekete dezenfektan üretti.  Halkla iç içe olan devlet sektörüne bunu yönlendirdik. Birebir salgının yayılabileceği bu bakımdan önemliydi. Dezenfektanlar yakın iller arasında da paylaşıldı. Sağlık ve kolluk kuvvetlerimiz sürekli sahada idi. Onlar için üniversitemiz ve müdürümüzün siperlik üretimleri oldu.

İstanbul’da kurulan büyük hastanelerin aldığı işlerle ilgili meslek liseleri çok büyük katkılar sağladı. Bütün öğrencilerimizi düşünmek durumundayız. Bu farklı bir çalışma oldu. Dudak okuma yöntemine endekslenmiş materyanın ortaya konuşması, dezenfekte edilmesi, resmi bir kurum tarafından üretilip diğer birimlerle paylaşılması çok önemli. Hocamız ve ekibine çok teşekkür ediyorum.”