24 05 2019

Doğan: Karadayı’nın ismi okuldan değiştirilmeli!

Milli Türk Talebe Birliği (M.T.T.B.) Çankırı İl Temsilciliği tarafından 28 Şubat Darbesi’nin 22. Yılı münasebetiyle Karatekin Parkında bir basın açıklaması düzenlendi.

01032019/8.JPG

Düzenlenen basın açıklamasında konuşan Milli Türk Talebe Birliği Çankırı İl Temsilcisi Ceyhun Doğan “Bugün burada, tarihe Post Modern Darbe olarak geçen 28 Şubat Darbesi’nin 22. Yılı münasebetiyle toplanmış bulunmaktayız. Maalesef ki, bugün alçak darbenin mağdurları zindanlarda, failleri hürriyet halinde sabit ve olağandır. Üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen, hain darbenin ve mensuplarının halen yaşam alanlarımızda sıklıkla karşımıza çıkması ve adeta aynı iradeyle bizlere dayatılıyor olması asla kabul edilemez ve sindirilemez. Şehrimizin muhtelif yerlerinde öteden beri ismi yaşatılan 28 Şubat’ın 1 numaralı faili İsmail Hakkı Karadayı’nın bugün itibari ile halen ismi şehrimizde bulunan bir ilköğretim okulunda yaşatılmakta ve geleceğimizin teminatı çocuklarımızın bilinç altıyla adeta oynanmaktadır.” dedi.

Yetkililere seslenerek Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’nın Çankırı’daki okuldan isminin değiştirilmesi gerektiğinin altını çizen Doğan, “Dışarda 7 kıtanın, hakimiyetin ve vicdanın, içerde 7 bölgenin teslimiyetin ve refahın temsilcisi mümin Türk milleti, ülkesinin her karışından postal izlerini silme ve darbe dönemlerini bitirme mücadelesi verirken, Milli Eğitim Bakanlığı gibi hücre görevindeki bir kurumun eğitim alanlarında darbeci olmakla hüküm giymiş bir generalin ismini yaşatıyor olması adeta akıl tutulmasını, bir bedbahtlık halini ve tabiri caizse bir Stockholm sendromunu anımsatmaktadır.

Yargılandığı mahkeme tarafından giydiği hükümle, Orgeneral rütbesi sökülen İsmail Hakkı Karadayı’nın isminin yaşatıldığı ilköğretim okulunda halen Orgeneral olarak anılması da ayrıca bir şaşkınlık, halsizlik ve ruhsuzluk halidir.

Buradan yetkililere sesleniyoruz! Ülkemizin her karışından darbe izlerini silme ve darbecileri yok etme mücadelesi verirken, sizlere emanet ettiğimiz çocuklarımızın akıllarına, gözlerine ve kulaklarına darbeci müsveddelerin empoze edilmesine müsaade etmeyin. Çocuklarımızı, vatanına ve dinine hizmet etmiş ecdadımızın isimleri altında yaşatma gayretinde bulunun.

Bu vesile ile yetkilileri göreve davet ederek, mevcut ismi Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı olan ilköğretim okulunun isminin değiştirilmesini milli bir irade olarak istiyor ve elinizi taşın altına koymaya davet ediyoruz. ” ifadelerine yer verdi.

“28 Şubat sürecinde rol alıp, henüz mutlak adaleti tatmamış olan siyasîler, ordu mensupları, yargı bürokratları, sermayedarlar ve medya mensupları gününü gün ederken, bugün bu süreçte hakları ve hürriyetleri gasp edilen Müslümanların 22 senedir mağduriyetinin sürüyor olması da hukuk, ahlâk ve vicdan ile izah edilemez bir durumdur.” diyerek konuşmasına devam eden Doğan, “28 Şubat’ın ordu mensuplarına yönelik bir dava görüldü ve onlar her ne kadar yaptıklarının bedelini ödememiş olsalar da kendilerine kesilen cüzî cezalar ile en azından yapmış olduklarının suç olduğu tescillenmiş oldu.

Buna karşılık, o dönem FETÖ’nün selefi konumunda bulunan ve bugün hâlen beyler gibi bir hayat süren paşalar layığınca cezalandırılmadı.

 28 Şubat sürecinde Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletinden söğüşlenen paranın toplam 381 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin 2017 yılındaki Gayrisafi Yurtiçi Hasılasının bile ancak 871 Milyar dolar olduğunu hesap edecek olursak, o dönem çalınan paranın büyüklüğünü varın hesap edin.

Hangi insaf, hangi vicdan bu yükü taşır. 22 Sene. Söylemesi dile kolay.

Biz, bir sene daha 28 Şubat’ın hukuksuz yargı kararlarının mağdur ettiklerine özgürlük diye haykırmak istemiyoruz. Onların hürriyetini ve dolayısıyla adaleti geri istiyoruz.

 

Ve ayrıca, işlenen bunca cürmün faillerinin de adil mahkemelerce yargılanmasını ve işlemiş oldukları suçların cezalandırılmasını istiyoruz.

 Öyle ümid ediyoruz ki, 28 Şubat süreci de dâhil olmak üzere bu memlekette geçmişe doğru hakiki bir hesaplaşmanın önü açılır ve milletimize kötülük edenler yaptıklarının bedelini öderken, etmeyi düşünenler de kendilerini bekleyen akıbet hakkında fikir sahibi olurlar.

Unutulmamalı,

Geçmişle hesaplaşmak, geleceğin önünü açmaktır!” şeklinde konuştu.