07 12 2021

ÇAKÜ’nün akademik açılışını TBMM Başkanı Şentop yaptı

KASIM 2020/dha7.JPG

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin akademik açılış törenine katılmak üzere dün kente geldi.

Çankırı Müzesi önünde Vali Vekili Şahin Bayhan, AK Parti Çankırı Milletvekili Salim Çivitcioğlu, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi ve kurum yetkilileri tarafından karşılandı.

İlk olarak Çankırı Belediyesi’ni ziyaret eden TBMM Başkanı Şentop, belediye şeref defterini imzaladıktan sonra Çankırı hakkında Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen’den bilgi aldı. Cuma namazını Büyük Cami’de kıldıktan sonra Hacı Murad-ı Veli Anadolu İmam Hatip Ortaokulunu ziyaret eden TBMM Başkanı Şentop, burada öğrencilere seslendi.

TBMM Başkanı Şentop daha sonra Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin akademik açılış törenine katılmak üzere Uluyazı Kampüsü Rektörlük Konferans Salonu’ndaki programa geçti.

Buradaki programda protokol konuşmaları yapıldı. Rektör Çiftçi, yaptığı açıklamada, “Uzak Çağların Yakın şehri” olarak nitelendirilen Çankırı tarih boyunca birçok medeniyet ve kültürü barındırmıştır. Çankırı, tarihin önemli kesişme noktalarında yer almıştır. Malazgirt savaşından kısa bir süre sonra fethedilmesi, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında önemli bir açılım sağlamıştır. Miryakefalon savaşı, Ankara savaşı gibi tarihe yön veren savaşlar Orta Anadolu’da Çankırı civarında gerçekleşmiştir. İstanbul’un fethine Candaroğulları beyliği Çankırı’dan büyük bir lojistik destek sağlamıştır. Balkanlara Türk-İslam unsurları yerleştirilirken Çankırı’dan önemli göçler olmuştur.

Çanakkale’nin savaşlarının en önemli birliklerinden olan 38. Alayın tamamı Çankırılıdır. İstiklal Harbinde en fazla şehit veren illerden birisi de Çankırı’dır. Kore’de, Kıbrıs’ta, Terörle mücadelede Çankırı hep önlerdedir. Üniversitemizin de içinde bulunduğu 2006 yılı sonrasında açılan üniversiteler son 10 yıldaki bu artışın merkezinde bulunmaktadır. 2007 yılında kurulan Çankırı Karatekin Üniversitesi bugün yoluna 10 fakülte, 1 yüksekokul ve 6 meslek yüksekokulu ve 20.000’e yaklaşan öğrenci sayısı ile yolunu devam etmektedir. Öğrenci sayımızın yaklaşık 3600’ünü uluslararası öğrencilerimiz oluşturmaktadır. Görev süremiz boyunca uluslararası hareketliliğimizi ve görünürlüğümüzü de artırarak üniversitemizi hem Türkiye hem de Dünya Üniversiteleri arasında üst sıralara taşımayı hedeflemekteyiz.” dedi. 

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise burada yaptığı konuşmada, “23 Nisan 1920'de TBMM açılmış, Mehmed Akif Bey 24 Nisan'da yetişebilmiş. Temel tartışmaların yapılması ve Meclis'in çalışma esas ve usullerinin kararlaştırılması üzerine, 6 ay sonra, 4 Ekim'de, Akif Bey Ankara'da kalmak yerine Anadolu'yu ziyaret etmek, Milli Mücadele heyecanını ölçmek, kafa karışıklıklarını gidermek, TBMM'nin tam istiklal davasına insanımızı gönülden bağlamak için izin istiyor. TBMM de, bir karar alarak, 7 Ekim'den itibaren, Mehmed Akif Beyi 1,5 ay süre ile izinli sayar. Mehmed Akif Beyin Anadolu'yu dolaşma niyetinde seçtiği yol çok stratejiktir.  Milli Mücadelemizin en önemli güzergâhı İnebolu - Kastamonu - Ilgaz - Çankırı - Kalecik - Ankara güzergâhıdır. Şerife Bacı, Yanığın Emine, Hancı Halil Ağa, Hancı Topal Ali gibi ninelerimiz, dedelerimiz atlarıyla, eşekleriyle, kağnılarıyla ordumuzun silah ve mühimmatını bu yoldan taşımışlar ve İstiklal Mücadelemizin madalyasız kahramanları şerefine nail olmuşlardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi açılana kadar ordumuzun silah ve mühimmat ihtiyacı Kocaeli-Sakarya-Bolu-Gerede üzerinden Anadoluya ulaştırılıyordu. Ancak İngilizler, Nisan 1920den itibaren Kocaeli ve çevresinde denetimlerini artırdılar. Arama noktaları ve devriyelerle Kocaeli üzerinden Anadoluya silah ve cephane nakledilmesini engellediler. Bunun üzerine ordumuzun silah ve cephane tedariki İnebolu limanına kaydı. İşte o zaman milletimizin asil evlatları bir kez daha sorumluluk üstlendiler ve kar, kış, kıyamet demeden İslam’ın son ordusunun silah ve cephanelerini büyük bir fedakârlıkla taşıdılar. O günlerde Küre Dağları’nda, Ilgaz Dağları’nda kağnısının başını çeken, sırtına cephane saran insanlarımızın büyük çoğunluğu ninelerimiz, analarımızdı. Öyle olmak zorundaydı. Çünkü bu topraklar Çanakkale başta olmak üzere Yemene, Galiçyaya, Sarıkamış’a çok sayıda asker göndermiştir. Gidenlerin büyük çoğunluğu ya şehit olmuş, ya düşman eline esir düşmüşlerdir. Yemen Türküsü’ndeki gibi gidenlerin çoğu gelmediği için vatanımızı işgalci ve istilacılara karşı savunma görevinde analarımız, bacılarımız, ninelerimiz daha faal bir şekilde sorumluluk üstlenmişlerdir. Onlar aziz milletimizin başını yere düşürmemek için büyük bir feragat ve fedakârlıkla görevlerini yapmışlardır.

Çankırı’ya getirilen silah ve cephaneler önce büyük kışlada toplanmış, daha sonra aynı vasıtalarla Kalecik üzerinden Ankaraya ulaştırılmıştır. İstiklal Yolu dediğimiz İnebolu-Ankara arası 344 kilometredir.

Bugünkü imkânlarımızla 344 kilometrelik mesafeyi birkaç saatte gidebiliriz.  O günün şartları ve imkânlarını düşündüğümüzde insanüstü bir fedakârlık gösterdiklerini biliyor ve anlıyoruz. Bu sebeple istiklalimizi temin eden, milletimize hizmet eden bütün büyüklerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Allah hepsinden razı olsun.

İşte Mehmed Akif Bey Anadoluyu dolaşmak, Milli dava etrafında insanımızı toplayıp birleştirmek için yola çıktığında İstiklal Yolu olarak isimlendirilen bu yolu seçmişti. İstiklal Yolunu sona erdiği noktadan başlangıcına doğru kat etmeyi, Milli Mücadeleye kan ve enerji taşıyan bu yolu güçlü, moralli tutmayı, tahkim etmeyi ilk iş olarak görmüştü. Âkif, Kastamonuya gitmek üzere Ankaradan ayrıldığında yanında Çankırı milletvekili Hacı Tevfik Bey, Binbaşı Halim Bey vardır. Âkifi Kalecik ilçesi yakınlarında Çankırı Kafkas Topçu Alayı komutanı Yahya Bey karşılar ve yolculuğuna eşlik eder.

Güzergâh üzerindeki köylere uğrayan Âkif, camilerde vaazlar vererek halkı irşat eder ve Millî Mücadeleye destek vermeleri için teşvik eder. Âkif, 15 Ekim 1920 Cuma günü de Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırdığı Ulu Camide vaaz verir.  Bizim fıkhımıza göre, bir kişiye Cuma namazının farz olmasının şartlarından biri de hürriyettir. Hür olmayan bir kişiye Cuma namazı farz değildir. Ve 100 yıl önce bu toprakların bir kısmında, Cuma namazının kılınamayacağı bir durum, işgal durumu vardı. Çünkü millet esaret tehdidiyle karşı karşıyaydı. Bugün merhum Âkifin 100 yıl önce Çankırı’ya gelişinin ve Kanuni Sultan Süleyman Camiinde verdiği vaazın 101inci sene-i devriyesindeyiz. Başta gençlerimiz olmak üzere bütün milletimizin geçmişte yaşadığımız buhranlı günleri bilmelerini ve bu şuurla istikbal planlarını yapmalarını tavsiye ediyorum.

Bu güzel ve çok anlamlı gün vesilesiyle buradayız. Ama bugün ayrıca, Karatekin üniversitemizin 2021-2022 öğretim yılı akademik açılışını da gerçekleştiriyoruz. 2021-2022 akademik yılın başta Karatekin Üniversitemiz öğrencileri, hocaları için olmak üzere, bütün üniversitelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Yaklaşık 1,5 yıldır okullarından, hocalarından, arkadaşlarından ayrı kalan öğrencilerimizin hasretleri sona erdi.  Yüz yüze öğretimin yine dikkat ve titizlikle, salgında korunma konusundaki tavsiyelere uyularak devam ettirilmesi önemli. Çok daha fazla çalışmaya, çok daha fazla öğrenmeye, öğretmeye, çok daha fazla üretmeye ihtiyacımız var.  Biz büyük bir davanın, büyük iddiaların insanlarıyız.  İnancımızın, tarihimizin, mücadelelerimizin bize yüklediği büyük sorumluluklar var. İstikbal ve istikbale bizimle birlikte yürüme arzusundaki mazlum halklar bizim gayretimizi, daha da güçlenmemizi bekliyor. Bu vesileyle, fahri doktora töreni de icra olunacak. Karatekin Üniversitemizin senatosu tarafından şahsıma fahri doktora unvanı tevdi edilmesi bana üniversite yıllarımı hatırlattı. Rektör Prof. Dr. Sayın Harun Çiftçiye, senato üyelerine ve üniversitemizin bütün akademik ve idari kadrosuna teşekkür ediyorum. Son olarak, önümüzdeki pazarı pazartesiye bağlayan geceyi hatırlatmak isterim. Rebiulevvel ayının 12. Gecesi. Sevgili peygamberimizin doğduğu gecenin yıldönümü. Mevlid gecenizi tebrik ediyorum.” 

TBMM Başkanı Şentop’a Çankırı Karatekin Üniversitesi tarafından fahri doktora unvani verildi.