06 07 2022

BABALAR GÜNÜ

2022 OCAK/AHMET ÜNLÜ KÖŞE YAZISI_3.jpg

   Allah (c.c.) insanı yaratmış ve varlığından haberdar ederek ona bir takım görevler yüklemiş, önüne emirler ve yasaklar koymuş, bir zaman sonra da kendisinden hesap soracağını bildirmiştir.

 

  Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulmaktadır: “İnsan başıboş bırakılacağını mı sanıyor?”  (Kıyamet Sûresi 75/36) insanların çoğu, ilahi emir ve yasakların yükümlülüğü altına girmek istememektedir.

    Yüce Allah’ın iradesiyle ilk insan, bir aileye sahip olarak yaratılmıştır. Kur’an-ı Kerim, yeryüzünde yaşayan insanların atası olan Hz. Adem’in (as.) bir eşe sahip olduğunu ve ikisinin bir aile yuvası kurduğunu  haber vermektedir. (Bakara, Maide, A’raf, Taha Sûreleri)

   İslam dini, adeta aileyi babaya emanet etmiş ve ailenin maddî- manevî bütün ihtiyaçlarını karşılama hususunda, babaya hem tam vazife hem de tam yetki vermiştir. Bu sebeple ailede reislik mevkii, babaya tahsis edilmiştir. Ferdin mutluluğunu temin eden, toplumla ferdin arasını bağlayan ve onu topluma kazandıran ailenin kuramsal önemi belirtilen Sûre’lerde ifade edilmiştir. Yani aile, Rabbimizin insanoğluna lütfettiği önemli nimetlerden biridir. Zira aile güven, sığınak, barınak ve insanın huzur bulacağı yuvadır. İyilikte, doğrulukta  yardımlaşma ve dayanışma, hep birlikte kötülüğe karşı koymadır. Aile, insanın ilk eğitimini aldığı ve onu geleceğe hazırlayan önemli bir kurumdur.

   Baba olmak, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetinin izinde yürümektir. Çocuklarımızın fizikî (yeme, içme vb.) ihtiyaçlarını karşılamak kadar, onların manevî (ilgi, sevgi, şefkat vb.) ihtiyaçlarını da ihmal etmemeliyiz. Çocukları, toplumun değerlerini benimsemiş, güzel ahlaklı olarak yetiştirmek önemli sorumluluktur. Bu konuda peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha değerli bir miras bırakmış olamaz.”

   Baba olmak Hz. Yakup gibi zorluklar karşısında metanetini korumaktır. Hz. Nuh, tevhit gemisine binmeyi reddeden oğluna son umutla: “…Haydi yavrum gel, sen de bizimle birlikte gemiye bin, kâfirlerle beraber olma.” Hz. İbrahim misali duayı dilinden  düşürmemek, itaatkâr kul olabilmek için Allah’a sığınmaktır. Salih bir nesil için ona yalvarmaktır. Hz. Lokman gibi evladına şefkatle öğüt vermektir. Ona doğruyu ve yanlışı, helal ve haramı öğretmektir.

   Anne ve baba hangi yaşta olursa olsun, evladının onlara karşı görevlerini yapması gerekir. Allah, insanları en güzel, en mükemmel bir şekilde yaratmış ve anne babasını da  dünyaya gelmesi için vesile kılmıştır. Bu konu, Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirilmektedir: “Rabbin, ondan başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara “of!” bile deme ve onları azarlama, onlara güzel söz söyle, onlara acıyarak, tevazu kanadını ger ve deki: “Rabbim! onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse sen de onları esirge.” (İsra Sûresi 17/23-24)

   Bu konuda sevgili peygamberimiz de şöyle buyurmaktadır: “Kim ömrünün uzamasını (bereketlenmesini veya ilahi takdir esnasında fazlalaşması yönünde hüküm verilmesini) istiyorsa anne ve babasına iyilik etsin. O, Bir Hadis’inde de, “ Ana-babasından birinin veya her ikisinin ihtiyarlık hallerine yetişip de, cennete giremeyen kimseye 3 defa burnu yere sürtülsün.” demiştir. Yine Peygamberimiz anne-babanın önemini, keşke benin de anne-babam yaşıyor olsaydı diyerek belirtmiştir.

   Günümüzde aile kurumu, önceki dönemlere oranla çeşitli tehdit ve tehlikelerle karşı karşıyadır. Ailenin küçülmesi, fertler arasındaki karşılıklı sevgi, saygı bağı ve güven duygusunun zayıflaması, çocuklara karşı ilgi ve alakanın bazen çok gevşek bazen de aşırı koruyuculuk boyutlarına ulaşması, aile fertleri arasındaki bencillik, hırs, haset ve rahata düşkünlük, lüks tüketim ve israfın artması, kişilik bunalımları, karı-koca ve çocuklar arasında görev ve yetki paylaşımı konularındaki sorunlar; aile içi şiddet, çalışma şartları vb. konular bu problemlerin başında gelmektedir.

   Birbirlerine sevgi, saygı ve hoşgörü atmosferinde davranan, kalpleri birlik ve dayanışma ruhuyla dolu fertlerden oluşan aileler mutlu ve huzurludur. Böyle ailelerden oluşan toplum ve milletler de güçlüdürler.

   Bu duygu ve düşüncelerle Babalar Günü’nü kutlar, ebediyete irtihal eden tüm babalara Allah’tan rahmet diliyor, baba adaylarını da kutluyorum.

   Birlik ve beraberlik dilekleriyle, Sevgi ve saygılarımla.    Ahmet  ÜNLÜ  Eğitimci- Yazar

 

Kaynaklar: 1- 29 Eyl.- 8 Eki 2020 Türkgün Gazetesi

                   2- Kur’an-ı Kerim Meali. DİB. Yayınları. Ankara- 2010