17 10 2021

Ahmet Ünlü

KASIM 2020/AHMET ÜNLÜ 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ.jpg

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

 

Mithat Cemal Kuntay.  Bayrak ve vatan duygularını böyle ifade ediyordu.

Bu yılki yazımızda, bayrak, vatan ve değerler uğruna şehitlik ve gazilikten bahsedeceğiz.

Denizlere uzak Orta Asya  bozkırlarında tarihe mührünü vuran Türk insanı için toprak, kutsaldır. Türk boylarının sosyal yaşantısındaki en büyük değer ve zenginliğin toprak olduğunu, destanlarımızdan, Göktürk kitabelerinden öğreniyoruz.

Nihayet ebedi yurt Anadolu’ya varılmış. Toprağı vatan yapan, onun için mücadele eden Türk’e “ALP” ünvanı verilmiş.  X. Yüzyılda İslâm inancı ile tanışan Türk kültür ve medeniyetinde toprak, maddi yapısı yanında manevî bir zenginlik kazanır. “Varlık” ve “Değer” bütünleşerek “Mana”yı oluşturur.

Türk insanı ona sahip olmadan hayatın devam edemeyeceğini, inancını yaşayamayacağını bilmektedir. Çünkü; namusu, şerefi, mabedi ve bayrağı, onun üzerindedir. Toprağı vatanlaştırmak,  içinde gizlediği değerleri korumak için canını paha biçmiş ve bu ülküyü tarih boyunca devam ettirmiş, annesinin ona ilk sütünü verirken söylediği “Ya Şehit  Ya Gazi” duasıyla vatan uğrunda ölmeyi, inancı ve ideali yolunda en şerefli görev bilmiştir.  İşte Türk insanı,  varolmak için yaşadığı toprakları savunarak kanıyla sulamış ve onu kutsallaştırmıştır.

İstiklâl Savaşı süresince bu ruhu, dalga dalga Anadolu’nun her karışında görmek, yaşamak mümkündür.  Bu şanlı mücadelenin yaşandığı yerlerden bahsedecek olursak; Sakarya boylarıdır. Kendisinden  asker, araç-gereç yönünden üstün olan Yunan taarruzuna karşı 22 gün geceli gündüzlü savaşıp,  göğsünü siper ettiği efsanevi mücadeledir, Sakarya Meydan Muharebesi. 350 Subay, 2.900 Er şehit, 13.000 vatan evladının Gazilik mertebesine ulaştığı bu şanlı mücadele sonunda Anadolu’da kurtuluşun ilk ışıkları parlamış ve Misak-ı Millî’yi aydınlatmıştır. Mehmetçiği ile bütünleşen eşsiz kumandan Mustafa Kemal Paşa’ya, TBMM., 19 Eylül 1921’de “GAZİ” ünvanı ve “MAREŞAL” rütbesini bu benzersiz mücadele sonunda vermiştir. (1)

Mustafa Kemal Paşa 5 Ağustos 1921’de Başkomutan seçildikten sonra, son hazırlıkları yaparak 26 Ağustos 1922’de sabaha karşı erken saatlerde Büyük Taarruz Harekatını başlattı. 27 Ağustos’ta Afyon düşman işgalinden kurtarıldı. 30 Ağustos zaferiyle Kütahya da düşmandan temizlendi. 1 Eylül’de M. Kemal Paşa “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri”  emrini verdi ve o gün akşama doğru Türk kuvvetleri Uşak’a girdiler. 6 Eylül’de Balıkesir, 7 Eylül’de Aydın, 8 Eylül’de Manisa Yunan birliklerinden temizlendi. 9 Eylül’de Türk birlikleri İzmir’de idiler. Yunanlılar, karaya çıktıkların yerden tekrar denize dökülmüşlerdi. 11 Eylül’de Bursa da düşman işgalinden kurtarıldı. 18 Eylül’de Yunan ordusunun,Anadolu’yu bütünüyle terk etmesiyle taarruz harekatı sona erdi.

Büyük Taarruz Harekatı’nın kazanılması bütün ülkede büyük sevinç yaratmıştır. Bu heyecan ve coşku, Anadolu sınırlarını aşmış diğer ülkelerdeki Müslümanlar arasında dahi sevinçle karşılanmıştır. Bu askerî başarının neticesinde, 11Ekim 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile İtilaf Devletleri, Mudanya Mütarekesi’ni imzaladılar. Bu müzakereyle Yunanistan, Doğu Trakya’yı da boşalttı. İtilaf Devletleriyle, 20 Kasım 1922’de başlanan görüşmelerle 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile işgal altında tuttukları İstanbul ve Boğazlar bölgesini  tahliye ettiler. (2)

Bu duygu ve düşüncelerle “19 Eylül Gaziler Günü”nü kutlar, başta Başkomutan Gazi M. Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarına, tüm şehit ve gazilerimize Allah’tan (c.c.) rahmet diliyorum. Yaşayan tüm gazilerimize, sağlık ve mutluluklar temenni ediyorum.

Birlik ve beraberlik içinde,  nice gaziler gününe…

 Sevgi ve saygılarımla   Ahmet  ÜNLÜ  Eğitimci-Yazar

 

 

 

Dipnotlar : 1-M. Akif Ersoy. Topraktan vatana, Çanakkale şehitlerine

                 2-Doç. Dr. Hüseyin Kalemli. Türklerin Anadolu’daki son savaşı. Türkgün Gazetesi. 31.08.2021